Yeniden Merhaba

Özgür Politika Gazetesi

İlk köşe yazıma ‘merhaba!’ diyerek başlamıştım. Yaşantımdaki önemli bir deneyimin başlangıcı olan sürekli yazma işini ve bunun önemini fark ettiren “Özgür Politika” yla “yeniden merhaba” demekten mutluluk duyuyorum. Egemenlere, ezilenlerin seslerini susturmaya çalışanlara ve her türlü zora inat işte yine bir aradayız demekten de büyük keyif alıyorum.

Avrupa’nın orta yerinde hani neredeyse “Türkiye’yi bile geçtiler” dedirten bir uygulamayla kapatılan gazetemiz yeniden okuyucularıyla buluştu. Basın yayın alanın en önemli araçlarından olan günlük gazetelerin önemi, egemenler tarafından da biliniyor. Ancak hep aynı yöntemlerle susturmaya, bastırmaya yönelik uygulamaların bir sonuç vermediğini fark etmemekte inat ediyorlar.

Türkiye’de yaşayan bizler böylesi durumlarla o kadar çok karşılaştık ki… Kapanan gazetelerin, radyoların, dergilerin ve partilerin yerine yenisi hemen açıldı. Bu kısır bir döngü. Sadece sorunun çözümsüzlüğüne hizmet ediyor. Yıldırmak, psikolojik tahribat yaratmak isteniyor. Şüphesiz olumsuz etkileri de oluyor. Her şeyden önce önemli maddi kayıplara yol açıyor. Büyük özveriyle çalışan insanların bazılarında yılma eğilimleri görülebiliyor.

Sizin gibi düşünmeyenler üzerinde sizin hakkınızda beslenen olumsuz duyguları derinleştiriyor. Bu anlamıyla önemsiz görmek, nasıl olsa yenisi açılır rahatlığına da düşmemek gerekiyor. Demokrasi, özgürlükler, farklılıklara tahammül göstermek çok kolay değil. Verilen bunca mücadeleye rağmen hala aynı şeyleri yaşamakta olmamız, bunun somut örneği.

Egemenleri bu biçare tutumdan vazgeçirmenin en doğru yolu galiba elimizdeki bu aracı daha güçlü kılmaktan geçiyor. Yani daha doyurucu, daha kapsamlı bir içerikle çok daha fazla okuyucuya ulaşmak. Çoğu zaman gücünü fark etmediğimiz gazetemizin bu gücünü önce bizim bilince çıkarmamız gerekiyor. Her gün almak, daha fazla insana ulaşması için çaba harcamak ve en önemlisi de içeriğine dahil olmak. Eleştirmek, öneriler sunmak, sahip çıkmak tüm yurtseverlerin görevi.

Kürtler açısından zor günler sürüyor. Siyasi iklim çok karışık. Sorunun çözümündeki temel düğüm Türkiye ve çözüm için “çürüterek çözme” konsepti devam ediyor. Bu oyunu bozmak için daha güçlü bir karşı duruş ve Kürtlerin birlikteliği hayati. Büyük bedellerle var edilen basın yayın organlarının süreci olumluya çevirmede, birlikteliği örmede önemli işlevi var. Özgür Politika’nın yeniden yayın hayatına başlaması, bu anlamda da çok yararlı oldu.

Türkiye’den yazmak belki de çoğu zaman sizlerin yaşadığı ülkelerin sorunlarını paylaşamamayı beraberinde getiriyor. Yaşadığınız Avrupa kentlerinde olmayan pek çok sorun bizim birinci gündemimiz olabiliyor. Örneğin kuş gribi yeni gündemimiz. Bu da ülkenin doğusunda başladı. Ülkenin en yoksul ili Ağrı olunca, kuş gribinin de oradan başlamış olması çok doğal. Zira varlıklı insanlar, evlerinde pek tavuk beslemezler. Hastalanan tavuğunu kesip yemek ise sadece yoksullara mahsuzdur.

Haftada bir kez bana ayrılan bu köşeden, meselelere kadın bakış açısıyla bakmaya ve ağırlıkla cinsiyet sorununu tartışmaya devam edeceğiz. Demokrasiye ulaşmanın temel taşlarından en önemlisi olan cins sorunu öneminden hiçbir şey yitirmeden sürüyor. Konuşacak, tartışacak çok şey var. Eleştirileriniz, görüşleriniz bize güç veriyor bilesiniz! Geçmiş Kurban Bayramınız da kutlu olsun.

Scroll to Top