Merhaba

Uzun süredir yapmak istediğim bir şeydi. Nihayet bir arkadaşımın yardımıyla bloğumu açtım. Biz internetle kırklı yaşlarda tanışmış bir nesiliz. Bu tanışıklığımız öyle çok da derinleşemedi. Hala cep telefonunun inceliklerine yabancıyız. Çok basit ama işimi kolaylaştıran yeni bir şeyi öğrendiğimde çok mutlu oluyorum. Dört yaşındaki torunum benden çok daha ileride. Üstelik telefonu çok sınırlı kullandı. Daha çok mecburiyetle eline verildi. Yeni nesil, ustalıkla bütün yasakları delmeyi beceriyor. Valla bir yandan da iyi ediyorlar diyorum. Bizler yasaklarla büyüdük. Ömür kısa, denesinler her şeyi. Gerçi şimdi de bilim ve tıp dünyası her şeye cız diyor. Sonra fikir değiştiriyorlar falan. Neyse işte bu yüzden benden daha genç ve daha erken bilgisayar dünyasıyla tanışmış bir arkadaşımdan yardım aldım. Teşekkür ederim kendisine.

Bloğumdaki ilkyazım olacak. Yazmayı seviyorum. Düşüncelerimi yazı ile ifade etmekten hoşlanıyorum daha doğrusu. Bu konuda deneyimim var. Epeyce yazmışlığım var yani. İlgi alanım toplumsal cinsiyet meselesi. Cinsler arasında eşitlik sağlanmadan, devlet yönetimleri cinsler arasında eşit paylaşılmadan, devletler kadın bakış açısıyla yönetilmeden, demokrasiye ulaşmanın mümkün olmadığını düşünürüm.

Çok isterdim bir mucize devrim olsun, kadınlar hayatın her alanında eşit temsil edilsin, bakın ısrarla eşit diyorum. Yani kadınlar daha fazla olsun değil. Eşit olsun. Sadece kadın oldukları için şiddet görmesin, öldürülmesin. Mesela Finlandiya’daki gibi coşkuyla dans eden bir kadın başkanımız olsun. Sonra birden büyü bozuluyor, çatık kaşlı Cumhurbaşkanımız ve çatım çatım kaşlı, kurt bakışlı her daim başkan yardımcısı Bahçeli’nin suratı gözümün önüne geliyor. Ya yıllardır yüzümüzü güldürmediler ama kendileri de hiç gülmüyor. Acaba evde gizli gizli gülüyorlar mıdır? Yani şöyle katılarak güldükleri oldu mu hiç? Aklımda deli sorular.

Bu arada seçimler çok yaklaştı. Gerçekten son derece önemli bir seçimin arifesindeyiz. Ortalık toz duman. Yine takım elbiseli orta ve orta yaş üstü erkeler meydanlarda. Aralarında sadece bir kadın lider var. Eskiden çok kötü, kanlı deneyimler yaşatmış kadın başkan olmuştu bu ülkede. Kadın bakış açısı sıfır altıydı. Yeni kadın liderin ondan bir tık daha fazla kadın bakış açısı var sanki. Henüz ne kadar olduğunu tam bilemiyoruz. Yanında tek bir kadın yardımcıda göremedik. Ana muhalefet partisinin de kadın sözcüsü yok. niye yok? Gerçekten çok merak ediyorum. Muhtemelen yine ve hep olduğu gibi bir erkek başkan olacak. Hiç değilse yeni biri gelsin istiyoruz. Eeee yirmi yıl dile kolay. Biz çok yorulduk. Onlarda yorulmuştur sanırım ama pek belli etmiyorlar. Yine iktidar, hep iktidar diyorlar.

Şakası yok zaten var olan erkek egemenliği iyice güçlendi. Muhalefetin bu ülkenin gerçeklerini karşılayabilecek bir toplumsal cinsiyet programı olması lazım. Şimdiye kadar tek söyledikleri, İstanbul Sözleşmesi’ni geri getireceğiz. Yok artık bir de onu geri getirmeyin. Bu konuda söyleyecek çok söz var. Ama şimdilik bu kadarı yeterli sanırım.

Scroll to Top