VARTO

Çoğunuzun bildiği gibi Varto, Muş’un bir ilçesi. Türkiye’nin doğusunda kalmış bu küçük yerleşim yeri hakkında genellikle fazla bir şey bilinmez. Muş’ a dair en bilinen; “burası Muş’tur, yolu yokuştur” türküsüdür. İlçelerine dair ise fazla bir ilgi alaka olmaz memlekette. 8 Mart kadınlar günü vesilesiyle Varto belediyesinin daveti üzerine Varto’yu görmek nasip oldu. Yıllar önce Muş’u gören biri olarak Varto’nun bu kadar özgün bir yer olduğunu bilmemenin ayıbını yaşayarak. Serhat bölgesinin kendini has ikliminin, havasının en çarpıcı örneği Varto’da yaşanıyor.

Her tarafın karla kaplı olduğu bir anda, pırıl pırıl güneşle baharı da yaşayabildiğin bir hava. Tertemiz, dupduru ve zindelik fışkıran bu hava, herhalde en değerli hazinesi Varto’nun. Hani doldursak bir şeylere de memleketin her tarafına taşıyabilsek diye bir fikir kaplıyor insanı.

Havanın insan psikolojisi üzerindeki etkisini iyice görüyorsunuz.

Etkinlik sonrası Hoşan Çayı kenarındaki alabalık tesislerine yürürken meşhur kavakları ve kargaları ile de tanışıyorsunuz. Huzur dolu, sakin ve sesiz ortamı bozan karga sesleri bile daha bir hoş geliyor kulağa. Kavaklar bahar aylarında sorun olsa da doğasına yakışıyor. Doğası kadar insanlarının da aydınlık yüzleri unutulmaz kılıyor Varto’yu

Alevi ve Sunilerin yaşadığı, hatta çarşılarının ve oturum yerlerinin de ayrı olduğu ilçede sakin ve kardeşçe bir ortam var. Bir zamanlar Ermenilerin yaşadığını ama şimdi çok az kaldıkları da hemen kulağınıza çarpan bir gerçek. Hatırlıyorsunuz hemen Hrant Dink’in eşi Rakael de Vartolu diye. Tunceli’den, Samandağ’ından esintiler var. Kültürlerin insanları nasıl aynılaştırdığını, benzettiğini bir kez daha görmek mümkün.

Şüphesiz sorunları da çok. Yoksulluk, işsizlik, sosyal aktivitelerin olmaması önde gelen sorunlarından. Kadınlar ise özgür gibi görünüp özgürlüklerini arama peşindeler. Alevi kültürünün kadını örtmeyen, eğitim hakkından erkeklerle eşit paylaşımına izin veren yüzü kadınlara bir parça soluk aldırıyor ama özgürlük tam anlamıyla bu mu?

İdeolojilerin sınırlandırdığı bakış açıları ve yılların yarattığı baskılar ve sıkıntılardan kadınlarda nasiplerini almışlar. Kendilerine dair sorunları konuşabilecekleri, üretebilecekleri bağımsız bir kadın örgütlenmesi henüz yok. Ama bunu yapabilecek potansiyeli taşıyan ne çok kadın var. Bir araya gelip örgütlendiklerinde önemli bir güce dönüşebilirler.

Böylesine aydın bir yüzün olduğu küçük yerleşim yerlerinde kadınlar çok daha büyük ama örtülü bir baskı altında yaşıyorlar. Küçük yerleşim yerleri kadınlar açısından daha büyük ve açık cezaevlerine dönüşebiliyor. Ne yapsanız, ne düşünseniz kısa sürede herkesin haberi oluyor. Kendinizle ilgili karaları almak, uygulamak mümkün olmuyor.

Bu aydınlık yüzü birlikte ve güçlü bir kadın örgütlülüğüne taşımak, üretmek için Vartolu kadınların özgün örgütlülüklerini bir an önce yaratmalarını diliyorum… Kışın ayrı yazın ayrı güzellikleri yaşayan bu ilçenin turizme katacağı da çok şey var. Turizm, Varto’yu tanıtmak için önemli bir fırsat olacaktır. Tam da bu noktada büyük kentlerdeki yöresel derneklerin ne işle yaradığı sorusu akla takılıyor.

Geceler düzenlemek, nostalji yapmaktan daha ileri şeylerde yapabilirler pek ala. Birde seçim zamanları siyasi partilerin kıymetlisi olma durumları var. Oysa memleketlerinde yaşamasalar da memleketleri için pek çok olanak yaratabilirler gibi geliyor insana.

Bu güzellikleri yaşama fırsatı verdiği için Varto Belediyesi Başkanı Demir Çelik başta olmak üzere Varto’da tanıdığım her kese ama özellikle Vartolu kadınlara bir kez daha sevgiler.

Scroll to Top