Samandağ, Hatay’ın şirin bir ilçesi. Tarihi eserleriyle, denizi ve insanlarıyla mutlaka görülmeye değer bir yer. Halkı Arap ve çoğu alevi. Hıristiyan Araplar da var. Demokrat ve aydınlar. Kendinizi Tunceli’de hissediyorsunuz. Birbirinden bu kadar uzak ve farklı kültürlere sahip olmalarına rağmen iki ilin bu kadar benzeşmesi çok ilginç.
Bir başka benzerlikte tabiiki sol fraksiyonların çeşitliliği. Türkiye’nin pek çok yerinde hissetmediğiniz veya bilmediğiniz oluşumlar kendilerini özgürce ifade edebiliyorlar. Stantlarda yayınlarını sergiliyor, megafonlarla duyurularını yapıyorlar.
Bu kazanımlar için bedel ödemiş ve pek çok baskıyı göğüslemişler. Ama çoğunluk olunca kazanımlarda çoğalmış. Böylesine devrimci bir ilçenin belediyesinin CHP de olması ise önemli bir paradoks. Ya da sol güçlerin kazanımları derinleştirip ortak hareket etme kültürünü yerleştirememesinin acı bir sonucu. Oysa devrimci bir adayla yerel yönetimde daha güçlü ve doğru bir iktidara kavuşulabilir. Umarım bir sonraki seçimde Samandağlılar bunu başarırlar. Üstelik bir kadın olursa çok daha güzel olur.
Uzun yıllardır yereldeki demokrasi güçlerinin halkla bütünleştirdiği ve Arapların kimlik mücadelesini de anlamlandıran festival bu yıl da sancılı geçmiş. Belediyenin hiçbir şekilde sahiplenmediği aksine sistemle uzlaşarak boşa çıkarma çabalarına rağmen 5. sini gerçekleştirmeyi başarmışlar. Ancak demokrasi güçlerinin kendi içlerinde de önemli çatışmalar yaşanıyor. Ayrı oluşumlar, ayrı afişler, festival günlerini paylaşarak çözümleme yoluna gitmişler.
Kısa gözlemlerle bu konuda fazla yorum yapmak etik değil. Ama sonuç olarak sol kültürün bu kadar çabuk ayrışmaya gitmesi üzücü. Oysa daha çok birlikte iş yapmaya ihtiyaç var. Her yıl 12-15 Temmuz tarihlerinde yapılan kültür ve sanat festivalinin bir sonraki yılını daha sancısız geçirmesini dileriz.
Akşam konserleri coşkulu ve kalabalık bir kitle tarafından izleniyor. Halk festivaline sahip çıkıyor. Bu kadar büyük emek verilen organizasyonun görünür olmaması da ayrı bir sıkıntı. Böylesine önemli bir toplumsal etkinlik karşısında medya, her zamanki gibi ilgisiz. Oysa medya aracılığıyla bu güzellikler ülkenin her yerinde duyulur ve görünür kılınabilir.
İnsan hakları, barış, sağlık alanında çıkarılan yeni yasa, terörle mücadele yasası, Alevilik, azınlıklar gibi pek çok konuda paneller ve çeşitli aktivitelerle dört gün dolu dolu. Paneller özellikle gençlerin büyük ilgi odağı. Dikkatle dinleyen ve tartışmalara katılan bir gençlik. Bu kapsamda Amargi ’nin düzenlediği “Kadının Toplumdaki Yeri ve Mücadelesi” konulu panele yine çok sayıda ve ağırlıkla genç kadınlar katıldı. Küçük yerlere mahsus o büyük gözaltı halini yaşadıklarını anlattılar. Demokrat bir halk olmasına, modern görünüşe rağmen kadınlara ait pek çok ortak sorun Samandağlı kadınlarında sorunu. Çözüm üzerine de çokça konuşuldu. Çok heyecanlı olduğunu ve ilk kez böylesi bir kalabalıkta söz aldığını söyleyen bir kadının kendi yaşamından anlattıkları, tartıştığımız çözümlere de somut bir örnekti.
Önce kendisiyle hesaplaşmış, yapabileceklerini listeleyip, en yapılabilirden başlamış. Yani yapamadığı eğitimini ilkokuldan başlatmış. Üç çocuk annesi olmasına rağmen resim yeteneğini değerlendirmek üzere bir kursa yazılmış ve yazıldıktan sonra eşine bildirmiş. Panelin yapıldığı kafenin duvarlarında yaptığı güzel resimlerini sergilemişti. “önce kendiniz olun!” diyerek bitirdi sözlerini.
Samandağ 5. Kültür Sanat Festivali’nde emeği geçen herkese yürekten teşekkürler.
