Kızıltepe’de kadın buluşması

2.Kızıltepe Kültür Sanat Kadın ve Çocuk Festivali’nin ilk gününde önemli bir kadın buluşması gerçekleşti. Son yıllarda pek çok kez farklı kesimlerden kadınlar bir araya geldik. Her bir araya geliş bir öncekinden daha ileride oldu. Belki bu bir araya gelişler, tüm topluma veya toplumun önemli bir kesimine yeterli bir etki yaratamadı. Ancak geriye dönüp baktığımızda gelinen noktanın pek de küçümsenemeyecek bir nokta olduğu görülüyor.

Festival etkinliklerinin ilk gününün hemen hemen tamamını kapsayan Kadın Forumu’nun konusu; “Toplumsal Barış ve Kadının Rolü” idi. Bir kardeş kavgasına evirilme eğilimi göstermeye başlayan böylesi bir sürece çok da denk düşen bir konuydu. Forumun en önemli yanıysa, forum bileşenleriydi. İlk kez iktidar partisinin kadınlarıyla bir aradaydık. Üstelik kendi yapılarında etkin ve yetkili kadınlarla katılmışlardı. Sorunun çözümü, barışın tesisi için samimi bir çabaları olduğunu bize hissettirdiler.

Bir başka ilk de Ermeni kadınları ile buluşmuş olmaktı. Hay-Gin Ermeni Kadın Platformunun temsilcisi bizden daha heyecanlıydı. Konuşması sırasında “benim ananem, ölümüne beş kala konuşmaya ve anlatmaya başladı, bende öyle olmaktan korkuyorum” sözleri meseleyi çok yalın ifade ediyordu. Üstelik İstanbul’da yapılacak Ermeni Konferansının mahkeme kararıyla durdurulduğu haberini de almıştık. Bu engellemeden en fazla üzüntü duyandı. Ama konuşmasından sonra arada yanına gelip “bende Ermeni’yim” diyen kadınlar onu çok mutlu etmişti.

Yine bir ilk, Karadenizli Kadınlar da vardı. Grup Helesa Solisti; İlk olarak Kürtçe şarkı söylemekle başladığında kendi dili olan Hemşin ağzını fark ettiğini ve ondan sonra Karadeniz de konuşulan dillerle de söylemeye başladığını, hatta ilk başta itiraz eden annesinin daha sonra eski ezgileri hatırlayarak kendisine yardımcı olmaya başladığını anlattı. Yine AKP’nin Giresun’dan seçilmiş kadın Belediye Başkanı, hayatında ilk kez memleketin doğusuna gelmekten çok memnundu ve Karadenizli kadınlara dair güzel şeyleri bizlerle paylaştı.

Duygusal konuşmalarda yapıldı ama akademisyenlerin, başka ülkelerden ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen, farklı alanlarda, farklı dünya görüşüne sahip kadınların deneyimleri duygusallıktan öte bilimsel ve politik bir tartışmayı da yarattı. Kaygılar ortaktı. Kardeşleşmeyi engelleyecek, birbirimizin boğazına sarılmaya yol açabilecek bir ortamdan en fazla zarar göreceklerin biz kadınlar olduğumuzu hepimiz biliyorduk. Kardeş kavgasını engellemek için bir şeyler yapmamız gerektiği konusunda da ortaklaşmış olmak meseleyi fark etmenin getirdiği en önemli kazanımdı.

Bir başka ilk de forumun anında çeviri ile yapılması oldu. Tamamı basına açıktı ve her kes kendini en rahat ifade edebileceği dille konuştu. Kürt diline beklide sahip çıkmanın en somut göstergesiydi. Çünkü bu güne kadar bu konuyu pek de önemsememiştik. Yarım saatlik bir Kürtçe konuşmayı on dakikada özetleyerek iletişim kurmanın iletişimi sağlamadığını artık fark etmemiz, İngilizce veya başka bir dille konuşanlara verdiğimiz değeri önce kendi dilimize vermemiz gerekiyor.

Sonucu itibariyle sadece konuşulup dağılınan bir çalışma olmamasında kararlaştık. En kısa zamanda daha geniş bir buluşmayı sağlamak ve Kürt sorunun çözümünün de demokrasiyle olacağına dair inancımızı sonuç bildirgesine kaydettik. Bu birlikteliği yaygınlaştırmak ve derinleştirerek sürdürmekte kararlı olduğumuzu farklı dünya görüşlerine sahip olsak da en ufak çekince ve kaygı duymadan netleştirdik.

Ertesi gün Mardin ve çevresindeki tarihi ve turistik yerleri gezmek üzere otelden hareket ederken tüm katılımcılar neşeli, coşkulu ve daha sonrasında neler yapılabileceğinin somut önerilerini konuşarak otobüslerine bindiler. Festival bir bütün olarak büyük bir çaba ve emeğin ürünüydü. Mehmet Sincar’ın katilinin hala bulunmamış olması, on iki yaşında, on üç kurşunla katledilen Uğur’un katillerinin de hala serbest dolaşıyor olmasının adaletsizliği Kızıltepe’de yaşayan herkesin yüreğinde duruyor. Ama Kızıltepeliler barış için her şeyi yapmaya hazırlar. Başta Kızıltepe Belediye Başkanı Cihan Sincar olmak üzere emeği geçen herkesin eline, yüreğine sağlık.

Scroll to Top