Bush, Teksas’daki çiftliğinde on gün tatil yapacakmış. Adam hak etti doğrusu. Dünyada bu kadar savaş çıkarmak, Ortadoğu’ya yeni düzen vermek kolay değil tabii, yorulmuştur. Çiftlikte her türlü donanım varmış. Yardımcıları da takip edip kendisine haber vereceklermiş. Hani Lübnan’da kaç çocuk katledildi? Filistin’de nerelere yeni bombalar atıldı? Irak’ta kaç kişi öldü? diye. Bu tatilden sonra gayet zinde bir şekilde İran’a nasıl saldırılacağı üzerinde çalışır artık. İsrail başbakanı bu ara Ortadoğu’yu kan gölü haline getirmekle meşgul. Yoksa onu da yanında götürürdü.
Yaşananlar öylesine korkunç ki… Kelimeler kifayetsiz kalıyor. Bütün dünyanın seyrettiği bir vahşet almış başını gidiyor. Sivillerin, özellikle çocukların katledilişi sürüyor. Görevi dünya barışına katkı olan Birleşmiş Milletler başta olmak üzere herkes izliyor. İslam ülkelerini yönetenler ise daha bir derin sessizlik içinde.
Bizim İslami gelenekten gelen muhafazakâr hükümetimizde arada bir laf ediyor ama sadece o kadar. CHP kendisine yakışır bir şekilde suskun. Nede olsa orada Hizbullah var. Yarın şeriat sistemi getirirler şeklindeki o her zamanki dev korkuları iyice büyümüş durumda. Bu arada her yer toz duman içindeyken Irak’a girip bizde PKK’lıları bitirelim hayallerini daha sık görüyorlar.
Ortadoğu’yu kıtalar ötesinden gelip böylesine kana bulayan ABD ve Bush Hükümeti dünyanın en tehlikeli terörist örgütlenmesi konumunda. Tetikçisi de İsrail. Bu konum Kürtler açısından da son derece önemli. Saddam’ın devrilişi ve Kürtlerin dünya üzerinde ilk kez resmi görünürlük kazanması Kürtlerin çok önemli bir kısmını sevindirmişti.
Şüphesiz Irak müdahalesi, yıllardır Saddam zulmünde yaşayan Kürtler için tarihi bir dönüm noktasıydı. Ancak hiçbir ülkenin tarihi, geleceği, bağımsızlığı böylesine azgın ve pervasız bir emperyalist güçle sağlanamaz. ABD ve İsrail’e karşı Kürtler, daha ilkeli bir duruş içinde olmak zorundalar.
Dün seni kurtarmaya soyunan bu azgın emperyalistler yarın yok etmekten çekinmeyeceklerdir. Tam da bu günlerde bunun üzerinde daha fazla tartışma ihtiyacı var. Savaşlar insanların yarattığı en büyük insanlık ayıbı. Bedelleri öyle kolay ödenecek gibi değil. Sen ezilirken başkalarının ses çıkarmaması insanı çok acıtır. Bu acıyı yaşayanlar başkaları ezilirken ses çıkarması gerekir. Aksi halde bu kör dövüş, bu savaşlar hiç bitmez.
Yahudi halkının bir zamanlar Hitler faşizminden çektiklerini bunca yıldır hiç birimiz unutmadık. Bu gün İsrail hükümetinin saldırgan ve vahşi tutumu karşısında birçok Yahudi acı çekiyor. İsrail halkı tüm halklardan daha fazla bu saldırgan tutuma karşı çıkmak zorunda. Aynı şekilde Kürt halkı da tarih boyunca yaşadığı ezilmişliklerden hareketle bu vahşete tepki göstermek zorunda.
Her insanın tatil yapmak, en insani hakkı. Ama şu Bush’un tatil yapması ve medyanın bunu zevkle vermesi insanı irite ediyor. Keşke Lübnanlı, Filistinli, Iraklı çocuklar da tatil yapmak gibi insani bir olgudan haberli olabilselerdi. Bu onlar için öylesine bir lüks ki… Süt, yiyecek, ilaç bulamazken tatil yapmak ne demek? Onların yaşamları sığınaklarda, her an tepelerine düşecek bombaları beklemekle geçiyor. İnsanlık büyük bir sınav veriyor. Ama bu sınav, bu yüzyılda en başarısız kalınan sınav.
