KISKANMAK DİZİSİ HAKKINDA…

Başlığı okuyunca eminim birçok insan, şimdi derdimiz bu mu? Diye soracaktır. Aslında evet, dertlerimizden biri de bu. İçinde yer aldığımız Ortadoğu coğrafyası kan gölü. Adeta üçüncü dünya savaşı sürüyor. Emperyalistlerin güç savaşına dönüştürdükleri bu savaşı, savaşı çıkaran ülkelere yerleştirdikleri dengesiz, çılgın profilli erkek yöneticiler eliyle yapıyorlar. Savaşın tüm gerekçelerini “delidir ne yapsa yeridir” kıvamındaki bu […]

KISKANMAK DİZİSİ HAKKINDA… Read More »

KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE MÜCADELE YOLLARI!

Kadına yönelik şiddet diyerek başladığınızda özellikle erkekler tarafından sorulan ilk soru; neden kadına yönelik şiddet? Oluyor. Ve devamında, “kadınlarda çocuklara şiddet uyguluyorlar, toplumun her kesiminde şiddet yaşanıyor. Siz ayrımcılık yapıyorsunuz ve sadece kadına yönelik şiddeti önemsiyorsunuz.” Diyorlar. Ve bizde bu önemli soruyu yanıtlamaya çalışarak başlıyoruz söze. Doğal olarak bende bu yazıya böyle başlamak zorunda hissediyorum

KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE MÜCADELE YOLLARI! Read More »

65 yaŞ kartlariyla kalakaldik!

65 YAŞ KARTLARIYLA KALAKALDIK!

Memur emeklilerine yapılacak zamlar belli oldu. Büyük hayal kırıklığı. Yani “ne hayal etmiştiniz? *”ki diye sorarsanız, tabiiki ülkemizde artık hayal etme lüksümüz yok. Ama vaat edilen bazı şeyler vardı. Politikacıların dediklerini unutma, inkar etme ya da söylememiş gibi yapma özgürlüğüne sahip olduklarını da unutuyoruz işte. Ya da unutmak istiyoruz. Seçim öncesi memur emeklilerine de seyyanen çalışan

65 YAŞ KARTLARIYLA KALAKALDIK! Read More »

89617925 10220293846670007 175711913852796928 n

PINAR SELEK BOMBACI DEĞİLDİR!

Pınar Selek bombacı değildir. Evet bu cümleyi çok rahatlıkla kurabiliyorum. Pınar, uzun yıllar kadın hareketinde birlikte çalıştığımız, yaşadıklarını duygularını yakından bildiğim bir arkadaşımdır. Zaten duygularını saklamayan, çok açık yürekli, neşeli, konuşkan hiperaktif bir kadındır. İstese de saklaması imkansızdır. Pınarın Mısır Çarşısı’na bomba koymadığını sadece onun dostları arkadaşları olduğu için bilmiyoruz. Bu ülkede 25 yıldır sürdürülen

PINAR SELEK BOMBACI DEĞİLDİR! Read More »

1629384004017 unat

MEDYANIN DAİMİ YORUMCU PROFÖSÖRLERİ !

Başlıktaki lafım tabiiki fotoğrafta yer alan çok kıymetli hocalarımıza değil. Onlara saygımız sonsuz. Çok kıymetliler ve iyi ki varlar. Derdim televizyonlardaki tartışma programlarında daima arzı endam eden ve sürekli bilim, ilim dışı yorum yapanlara. Tek tesellim de aralarında kadın meslektaşlarının pek yer almıyor olması. Çocukluğumuzda, gençliğimizde profesörlük çok yüksekte duran bir mevkiiydi. Genellikle yaşlı, ak

MEDYANIN DAİMİ YORUMCU PROFÖSÖRLERİ ! Read More »

20211020 152528

SEVGİLİ DATÇA!

Yaşanılan yerin insan psikolojisindeki yeri önemli . Her sabah uyandığınızda “ne güzel burada yaşıyorum” diyebilmek büyük bir şans. İşte Datça’da genellikle güne böyle başlanıyor. Datça Ege Bölgesi’nde Muğla iline bağlı bir ilçe. Bir yarımada. Nüfusu, 2021 verilerine göre 25.519. Yazın bu oran katlanarak artıyor. İnsanların Datça’da sürekli yaşayıp kısa süreler için gidip geldikleri büyük kentlerde

SEVGİLİ DATÇA! Read More »

bahanesi yok h78637 186d7

KADINA YÖNELİK ŞİDDET!

Simone de Beavvoir’in 1949 yılında yayınlanan İkinci Cins, “Kadın Doğulmaz Kadın Olunur!” kitabındaki bu belirleme feminist mücadelede son derece önemlidir. Üzerinden tam 73 yıl geçti ama hala çok güncel. Ana rahmine düştüğümüz andan itibaren hetero toplumlarımızda iki cins olarak belirlenen ama yaşam içinde yönelimleri ile değişebilen kadın ve erkek olmanın yarattığı büyük , derin, iflah

KADINA YÖNELİK ŞİDDET! Read More »

8 octoberjpeg885x520 q85 box 00884520 crop detail upscale e1665395938718

MUHALEFET KADIN SEÇMENİ NE ZAMAN GÖRECEK?

Yakın bir zamanda seçime gidiyoruz. Oldukça az bir zaman kaldı. Üstelik hepimizin çok önemli olduğunda hemfikir olduğumuz bir seçime. Yirmi yıllık AKP İktidarından memnun olmayanlarımızın sayısı son derece yüksek. İktidarın değişimi için mecbur tutulduğumuz alternatif ise Altılı Masa. Bu masayı oluşturan siyasilerin de fikri, ağırlıkla İslamcı ve Türk milliyetçiliği yönünde. Aklı başında olan herkes buradan

MUHALEFET KADIN SEÇMENİ NE ZAMAN GÖRECEK? Read More »

indir

YALI ÇAPKINI

Yalı çapkını. çoğunlukla tropik bölgelerde, göl ve deniz kenarlarında yaşayan bir kuş türüdür. Bu tür tüm dünyada yayılış alanı göstermektedir. Yerel adının çapkın olmasının nedeni, durup etrafı izlemeleridir. Mevzuu kuşlar değil, bir dizi. İnternette arama yaparken karşıma çıktı meğerse bir kuş türünün de adıymış yalı çapkını. Bu sefer dizinin içeriği söz konusu. Yeni başladı, 6.

YALI ÇAPKINI Read More »

Ah Şu Diziler…

Memlekette bunca sorun varken bu da nerden çıktı demeyin lütfen. Dizi izlemeyi seviyorum. Günün en iyi kafa dağıtılacağı saatlerde dizi izlemenin neresi kötü? Dizi izlemenin entelektüel bir eylem olamadığını düşünenler çok. Ama neyse ki ben kendimi o kadar entelektüel görmüyorum. Bu yazının konusu ise Türkiye dizileri. Yabancı dizilere başka bir yerden bakmak gerekiyor. İçinde çok

Ah Şu Diziler… Read More »

Merhaba

Uzun süredir yapmak istediğim bir şeydi. Nihayet bir arkadaşımın yardımıyla bloğumu açtım. Biz internetle kırklı yaşlarda tanışmış bir nesiliz. Bu tanışıklığımız öyle çok da derinleşemedi. Hala cep telefonunun inceliklerine yabancıyız. Çok basit ama işimi kolaylaştıran yeni bir şeyi öğrendiğimde çok mutlu oluyorum. Dört yaşındaki torunum benden çok daha ileride. Üstelik telefonu çok sınırlı kullandı. Daha

Merhaba Read More »

HOŞÇAKAL AMARGİ 

Veda yazısı yazmak da kolay değilmiş. Bu kadar yıl içinde pek çok şey yaşandı, neresinden başlayıp, bitireyim bilemedim valla. En iyisi kısaca yazmak okurları da yazık. Duygusala bağlamayı dergi ekibi olarak hiç düşünmedik doğrusu. Vedalaşmak herkes için zordur, hüzünlüdür. Amargi uzun süredir yaşamımda güzel bir yere kurulmuştu. Ama ne yapalım her güzel şeyin bir sonu

HOŞÇAKAL AMARGİ  Read More »

NE OLUYOR?

17 Aralıktan bu yana herkes birbirine bu soruyu soruyor. Ne oluyor? Yoğun bir tartışma var. Analizler yapılıyor. Tayyip Erdoğan ve AKP’liler, hükümeti ve Başbakanı devirmek amaçlı bir komplonun düzenlenmiş olduğunu söylemekte ısrarlılar. Üstelik içerden, iktidarın iktidar olmasına büyük katkı sunmuş bir yerden. Fethullah Gülen ve cemaatinden gelen bir komplo. Çok açık ve sert bir kavga

NE OLUYOR? Read More »

BU SÜREÇ GERÇEK BARIŞ SÜRECİ OLABİLİR!

İçinde bulunduğumuz süreç barışa gidecek yolun gerçekçi başlangıcı olabilir. Yıllardır benzer süreçlerle umutlandık ama hep bir şeylerle önü tıkandı. Her tıkanan süreç yeni ölümleri, yaralanmaları, sakat kalmaları, acıları beraberinde getirdi. Kürt sorunu başladığı yıllardan bu yana öylesine büyüdü, karmaşık bir hal aldı ki… Tarihinden gelen nedenlerle çok sayıda devletin ortak sorunu oldu. Bulunduğu coğrafya, başta

BU SÜREÇ GERÇEK BARIŞ SÜRECİ OLABİLİR! Read More »

12 EYLÜL’LE GİDENLER

İzmir’in Aliağa ilçesindeyiz. Eşim PETKİM’deki yetkili sendikanın başkanı ben de TÖB-DER üyesiyim. İKD gönüllüsüyüm. Sabahın erken vaktinde işe gitmek için çıkıp bembeyaz bir renkle hızla geri dönüşünü bugün gibi hatırlıyorum. Dışarıyı abluka altına alan jandarmalar sokağa çıkma yasağı olduğunu söylemişler. İlk hareketimiz radyoyu açmak oldu. Hasan Mutlucan’ın o davudi sesi odayı doldurdu. Bu ses ve

12 EYLÜL’LE GİDENLER Read More »

TECAVÜZ BIRAKTIĞI İZLER ve MÜCADELE HATTIMIZ

Eski Türk filmlerindeki tecavüz sahneleri, o zaman için bize çok komik gelirdi. Hatta sahici de bulmazdık. Tecavüzcü Coşkun tiplemesini hatırlayın… Ciddiye alınacak bir yanı yoktu. Tecavüze uğrayan genç kadınlar muhakkak bakire olurdu. ‘Kirlenmiş’, yaşama dair tutunacak hiçbir dalı kalmamış, ezik ve mahvolmuş bir kadın olarak geri kalan yaşamlarını sürdürürlerdi… Verilen ana mesaj, kadının kirlenmiş olmasıydı.

TECAVÜZ BIRAKTIĞI İZLER ve MÜCADELE HATTIMIZ Read More »

SÜMEN ALTI EDİLEMEYEN TACİZ

Emek mücadelesi ve feminist hareket açısından son derece önemli bir sınavdan geçtik. Ve bu sınav, feministler dışında KESK içindeki siyasetlerin birçoğu için başarısızlıkla sonuçlandı.  Yaşananları konuşmaya başlamadan önce biraz daha eskilere gitmekte fayda var. 12 Eylül, Türkiye’deki demokrasi mücadelesini sonlandırırken tüm sendikaları da kapatmıştı. Öğretmenlerin 2. Meşrutiyet Encümen-i Muallimin ile başlayan, TÖS’le en geniş tabana

SÜMEN ALTI EDİLEMEYEN TACİZ Read More »

MUTSUZ KADINLAR

Mutsuz anlarımızda bir mağazanın vitrini önünde buluveririz kendimizi. İhtiyacımız olsun olmasın bir şeyler alırız. Çoğu zaman, ayağımız vuran ve dolabın bir köşesinde uzun süre bekleyecek bir ayakkabı, ya da sadece birkaç kez takabileceğimiz küpe, kolye… Her neyse. Bunu yapmayan kadın yoktur herhalde. Ya da kuaföre koşup saçımızın rengini şeklini değiştiririz. Kısa süreler için rahatlatıcı olur.

MUTSUZ KADINLAR Read More »

Mektubunuz var! Eşyalar Dile Gelse

Hayatımızın her anında bizimle beraber yaşayan eşyalar dile gelse kim bilir neler neler anlatırlardı. En mahrem, en özel anlarımızda hep yanımızdalar. Mesela, hayatınızın aşkına rastladığınız gün üzerimizde olan elbisenin bu çarpılmada kim bilir ne kadar etkisi olmuştur. Ya da hüzünlü bir ayrılıkta, ayrıldığınız insanın üzerindeki kıyafetin rengi, şapkası, gözlüğü hiçbir zaman aklınızdan çıkmamıştır.  Özenle aldığımız,

Mektubunuz var! Eşyalar Dile Gelse Read More »

KADIN KADININ KURDU MUDUR?

“Kadın, kadının kurdudur” sözü yaygın olarak kadınlar tarafından, kadınlar için söylenir. En fazla dile getirildiği alan da siyasettir. Dünya değişiyor, Türkiye de değişiyor ama ülkemizde siyaset hâlâ eski tarzıyla sürüp gidiyor. Üstelik önemli bir rant ve iktidar alanı olarak. Bu nedenle, rekabet ve kıskançlığın en yoğun yaşandığı, kadınların birbiriyle acımasızca çekiştikleri önemli bir zemin olma

KADIN KADININ KURDU MUDUR? Read More »

KÜRT KADIN HAREKETİ ve SOSYAL POLİTİKALAR…   

Kadına yönelik şiddet Kürt coğrafyasında da hızla sürüyor. Üstelik daha sert yöntemlerle. Geçtiğimiz günlerde; Ağrı’da genç bir kadının yaşadıklarını hep beraber izledik. Ailenin erkekleri, önce camdan atıp daha sonra hastaneye gideceği ambulansta bıçaklayarak başladıkları işi bitirmekte ısrarcıydılar. Çok sıklıkla medyaya yansıyan benzeri şiddet olaylarının ürkütücü yanından ziyade düşündürücü yanını konuşmak istiyorum bu yazıda. Dünyanın her

KÜRT KADIN HAREKETİ ve SOSYAL POLİTİKALAR…    Read More »

KADINLARIN YAŞAMLARINDA OLMAK: BİR MUHTAR SEÇİMİ (Söyleşi)

Son yerel seçimler kadınlar açısından büyük bir düş kırıklığıyla sona erdi. Belediyelerde kadın temsiliyet oranı neredeyse aynı kaldı. Ancak muhtarlıklarda kadınların aday olma ve kazanma oranı görünmez bir şekilde yükselmeye başladı. Özellikle büyük kentlerde. Bu konuda sağlıklı bir sayıya ulaşabilmiş değiliz. Bu röportajımızda Ankara’nın Mamak semtine bir göz attık ve kazanmış bir kadın muhtarla ve

KADINLARIN YAŞAMLARINDA OLMAK: BİR MUHTAR SEÇİMİ (Söyleşi) Read More »

ESAS SİYASET, BİR KEZ DAHA ERKEKLERE TESLİM!

Yerel yönetim seçimlerine az bir süre kaldı ve siyasi partiler belediye başkanlıkları için adaylarını büyük ölçüde açıkladılar. Ancak meclis üyelikleri ile bazı belediyelerin adaylarının açıklanması dergimizin basım süresine yetişmedi. Bu nedenle tam bir değerlendirme yapmak mümkün görünmüyor. Yine de “görünen köy kılavuz istemez” demişler. Şu ana kadar ilan edilen adayların cinsiyet tablosuna baktığımızda esas siyaset

ESAS SİYASET, BİR KEZ DAHA ERKEKLERE TESLİM! Read More »

SEVDİM… BİR GENÇ KADINI…

Özel yaşamımızda etkilendiğimiz kadınları düşünürken hepimizin aklına ne çok isim gelir. Ama galiba en etkili olan çocukluk dönemimiz. Ya da benim için öyle. Kadın doğduktan sonra kadın olma evresi çok uzun, çok yavaş ilerleyen bir süreç. Bazılarımız için hiç tamamlanamayan, bazılarımız içinse hep öğrenilen, fark edilen… Çocukluğumuzun televizyon, bilgisayar gibi teknolojik ürünlerin olmadığı bir döneme

SEVDİM… BİR GENÇ KADINI… Read More »

 HATIRLA SEVGİLİ

Günün yorgunluğunu atmak, siyasi ortamın bunaltıcı, sıkıcı ve umutsuz havasını unutmak için dizi seyreder olduk. Herkesin kendi meşrebine uygun bir dizisi var. Medya da bu konuda oldukça yaratıcı, memlekette de nasıl olsa malzeme bol. Bu çeşitlilik içinde siyasi geçmişi olan bizim kuşaklar açısından “Hatırla Sevgili” dizisi çok çekiciydi. Bu nedenle bu yazı da biraz kişisel

 HATIRLA SEVGİLİ Read More »

Ezberleri bozan araştırma

Türkiye’nin gündemi savaşa kitlenmişken geçtiğimiz hafta, kadına yönelik şiddetle ilgili önemli bir araştırmanın sonuçları açıklandı. Bu kargaşada ilgi gördü ve basına “ezberleri bozan araştırma” olarak yansıdı. Genellikle böylesi süreçlerde hayatımıza dokunan önemli konuların tamamı gözden kaçar, ötelenir. Bunun kaçmamış olması gerçekten sevindirici. Sonuçlarının kitap haline getirildiği bu araştırma, Boğaziçi Üniversitesi’nden Prf. Yeşim Arat ve Sabancı

Ezberleri bozan araştırma Read More »

Son durum!

Mutlulukla ilgili farklı bir yazı yazmayı tasarlarken, sınır ötesi harekât başladı haberi yazının konusunu değiştirdi. ABD’den izin alarak, Irak’taki hükümeti ikna ederek, AB ve diğer ülkelerden de “haklısınız!” oluru alarak başlatılan harekâtın “çok sınırlı” olacağı intibası verilmesine rağmen, son durum yine normal durum değil Biraz dostlar alışverişte görsün durumu mu? Giderek kapsama genişleyecek mi? Belli

Son durum! Read More »

MEHMED UZUN                                                       

Mehmed Uzun, kıymeti geç anlaşılmış bir yazardı galiba. Özellikle Kürt cephesinde. Bağımsız duruşunun bunda önemli bir rolü vardı. Kürtler açısından son derece sert ve acımasız sürecin hala sürdüğü ortamda, böyle önemli bir aydınını kaybetmesi her bakımdan üzücü. Genç yaşında, üretmek için en verimli döneminde, zor bir hastalıkla mücadele etti. Ailesi, yakınları için kabullenmesi zor bir

MEHMED UZUN                                                        Read More »

Medya linçi!

Medya yine bir kadını yakaladı, elinden geldiğince hırpalıyor. Galiba sokaktaki linç daha iyi. En azından kısa sürüyor. Medyanın ki ise uzun sürüyor ve sanki görünmez bir elle bireyin tüm hareketlerini yönetimi altına alıyor. Sokakta özgürce dolaşma hakkı kalmıyor. Bu son derece önemli bir insan hakkı aynı zamanda. En tehlikelisi de hedef gösteriliyor. Medya bu kampanyalarda

Medya linçi! Read More »

Ruanda’nın Kotası

Kardeş kavgasının en acımasızını yaşayan Raunda, Türkiye’nin gündemine oturdu. Özellikle de kadınların. Aslında medyanın bu kadar ilgisini çekmesinde AKP ve Başbakana muhalefet etme konusunda önemli bir ipucu yakalamanın da payı büyük. Zira kadınlarla ilgili meseleler bu kadar çabuk ilgi çekmez. Kota konusunda Başbakanın dile getirdiği düşüncelere yabancı değiliz. Uzun yıllardır kadın hareketine mensup kadınlar olarak,

Ruanda’nın Kotası Read More »

Son günlerin en iyi haberi! 

Siyasetin ağır ve karamsar havası arasında güler yüzlü bir haberi daha çabuk fark ediyor insan. Bu da iyi haberlere ne kadar susadığımızı gösteriyor. Aslında çok olağan olması gereken bir durum ama ne yazık ki Diyarbakır için bir ilk. Üniversiteye giriş için gereken ilk sınav sonuçları açıklandı. İlk kez Diyarbakır’dan bir Türkiye birincisi çıktı. Birkaç gün

Son günlerin en iyi haberi!  Read More »

Savaşın dayanılmaz ağırlığı! (182)

Şu anda yaşadığımız ortam, savaşın dayanılmaz ağırlığını hissettiğimiz bir ortam. Savaşı bu kadar isteyen bir toplumun başka şeyleri konuşması mümkün değil. Gelinen nokta itibariyle de konuşamıyoruz, tartışamıyoruz. Etrafı linç kokusu sarmış. Ya savaştan yanasın ya da vatan hainisin. Özellikle Kürtlerin çoğunlukla yaşadığı yerlerin dışındaki yerler daha tehlikeli. Metropollerde bir arada yaşayan mahalleler tehlike altında. Otobüste

Savaşın dayanılmaz ağırlığı! (182) Read More »

Latife Hanım

İpek Çalışlar’ın Doğan kitap ’tan 2006 yılında basılan “Latife Hanım” kitabının 11.baskısını okuyabildim. İpek Çalışlar bu kitabından dolayı yargılandı. Mustafa Kemal’e hakaret ettiği gerekçesiyle. Son derece akıcı bir anlatımla, belgelere dayanan ve emek verilmiş bir araştırma sonucunda kaleme alınmış bu kitapta hakaret unsuru yok, yıllardır saklanan gerçekler var. Kadın bakış acısıyla, önemli bir önderin, liderin

Latife Hanım Read More »

Bir gazete kapatıldı. Duydunuz mu?

5 Temmuz 2006 tarihi itibariyle bir gazete on beş gün süreyle kapatıldı. Ülkede Özgür Gündem Gazetesi. Terör örgütünün sürekli propagandasını yaptığı gerekçesiyle. Yasal dayanağını yeni çıkan Terörle Mücadele Yasasından aldı. Duydunuz mu? Bu kapatma kararını belli çevreler duydu tabii ki… Ama geniş kamuoyu duymadı. Zira Türkiye’de yayın yapan görsel ve yazılı basının ilgisini çeken ve

Bir gazete kapatıldı. Duydunuz mu? Read More »

Analar, yoldaşlar, tanrıçalar…

Handan Çağlayan’ın İletişim Yayınları’ndan yeni çıkan kitabının adı; “Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar”. Kürt hareketi içinde kadınlar ve kadın kimliğinin oluşumunun incelendiği bu kitap uzun, zorlu ve emek yüklü bir çalışma sonucu ortaya çıktı. Arkadaşları olarak o zorlu sürece olan tanıklığımız, kitap ortaya çıktığında, “deymiş doğrusu” dedirtiyor. Her şeyden önce akademik bir çalışmanın ürünü olarak sağlam bir

Analar, yoldaşlar, tanrıçalar… Read More »

Dil düşmanlığı

Halk arasında geniş kabul gören bir laf vardır; ”bir dil, bir insan demektir!”. Çok da doğru bir saptamadır. Öğrendiğiniz her dil sizi bir başka kültürle buluşturur. Sınırları ortadan kaldırır. Tüm halkların kardeş olduğunu fark ettirir. Üstelik günümüz koşullarında kendi dilinin dışında birden fazla dil bilmek neredeyse zorunluluk haline gelmişken, Türkiye’deki uygulamalara akıl erdirmek mümkün değil.

Dil düşmanlığı Read More »

Kadınlara yine geçit yok! 

“Şapka düştü, kel göründü!” diye bir laf vardır. Milletvekili aday listeleri açıklandığında tam da böyle oldu. Görünen kel, tüm partilerin erilliğinin yine orta yere çıkmasıydı. Tabii ki çok şaşırmadık. Bunca yılın erkek siyaseti birden bire kadınları gören bir siyaset anlayışına bürünecek değildi. Yine de uzun bir süredir kadınların siyasette var olmasının önemini anlamış gibi ifade

Kadınlara yine geçit yok!  Read More »

Asıl meseleler

Kayseri’de araba çarparak ölen beş küçük çocuğun ardından medya, üzgün surat ifadesi eşliğinde ve acıklı bir şekilde haberi verdi. Ancak birkaç timsah gözyaşından sonra yine unutuldu. Ölen çocuklar, kaza öncesinde aşevinden yere atılan marul yığını arasında yiyebilecek olanları seçiyorlarmış. Tabii ki yoksul çocuklar. Zenginin çocuğu öyle sokaklardan marul falan seçmez. Annesi temiz temiz yıkar, tabağın

Asıl meseleler Read More »

SAVAŞ VE BARIŞ GERİLİMİNDE KADINLAR

Şiddet, toplum üzerindeki hegemonyasını sürdürüyor. Hayatın her alanında bir iletişim aracına dönüşmüş şiddettin kadına yönelik olanı bu sayımızın dosya konusu. Üstelik bu sayımız 8 Mart’a yetişiyor. Kadınların özgürlük mücadelesinde bir kilometre taşı olarak bu sayıda kadına yönelik şiddeti konuşmak iyi olacak. Uzun yıllar Kürt siyasetinde yer almış ve Kürt kadın hareketi (Demokratik Özgür Kadın Hareketi)

SAVAŞ VE BARIŞ GERİLİMİNDE KADINLAR Read More »

Ankara’da kadına yönelik şiddet

Ankara’da henüz bir yıldır çalışma sürdüren KIRK ÖRÜK Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kooperatifi, aldığı ilk projeyi tamamladı. Tamamlanan projenin sonuç raporu, kooperatif binasında yapılan basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı. Kadına yönelik şiddetle mücadelede, gönüllü kadınların sürdürdüğü bu çalışma küçük ama önemli bir katkı oldu. Kurulurken tartışılan ve kararlaştırılan bazı ilkelerin hayata geçmesi anlamında da önemliydi.

Ankara’da kadına yönelik şiddet Read More »

VARTO

Çoğunuzun bildiği gibi Varto, Muş’un bir ilçesi. Türkiye’nin doğusunda kalmış bu küçük yerleşim yeri hakkında genellikle fazla bir şey bilinmez. Muş’ a dair en bilinen; “burası Muş’tur, yolu yokuştur” türküsüdür. İlçelerine dair ise fazla bir ilgi alaka olmaz memlekette. 8 Mart kadınlar günü vesilesiyle Varto belediyesinin daveti üzerine Varto’yu görmek nasip oldu. Yıllar önce Muş’u

VARTO Read More »

DTP Kongreye giderken! 

Sevgili Baki Gül Kürt siyasetinde bu güne kadar yer almış siyasi partiler ile ilgili güzel bir yazı dizisi kaleme almış. Eline sağlık, güzel ve hafızamızı yenileyen bir yazı dizisi olmuş. DEP’ten DTP’ye Kürt siyasetinde pek çok parti siyaset sahnesinde rol aldı. Şu anda DTP Kürtler adına siyaset yapan ve en fazla kitlesel desteğe sahip olan

DTP Kongreye giderken!  Read More »

Sofranız şen olsun!

İnsanın içini ısıtan bir dilek. Galiba Anadolu halklarına mahsus. Kim bilir? Belki de dünyanın başka yerlerinde yaşayan pek çok halk, böyle bir dilekte bulunuyordur. Yemek yemek için kurulan sofranın şenliği altında ise ne çok anlam var. Sadece karın doyurma değil mesele. Yemek yapmak, toplumun belirlediği roller çerçevesinde kadının üzerinde ağır bir yük olarak duruyor. Ancak

Sofranız şen olsun! Read More »

Eşitlik mi?  Özgürlük mü?

Bu soru, kadın sorunu tartışılırken sorulmaya devam ediyor. Eşitlik kavramı günümüzde hala son derece önemli bir kavram. Tüm insanların çıplak doğduğunu, doğar doğmaz atılan ilk çığlığın birbirinin neredeyse aynı olduğunu biliyoruz. Ancak doğma koşullarında başlayan eşitsizlikler insanoğlunun ölümüne kadar sürüp gider. Eşitsizlik sınıfsal bir sorun. Tüm insanların insan olmaktan kaynaklı eşit olmaları gerektiğini düşünen sosyalist

Eşitlik mi?  Özgürlük mü? Read More »

ŞİDDETLE YÜZLEŞMEK!   

Şiddetin hayatın her alanında, çoğaldığı, çeşitlendiği ve adeta sıradanlaştığı günümüzde “kadına yönelik şiddeti” ayrıca konuşmak, özellikle sol cenahta tepkiyle karşılanıyor. Öteden beri var olan bu tepkinin altında kadın meselesine bakış açısının hala eskisi gibi olmada ısrarı yatıyor. Hemen sorulan soru şu; neden kadına yönelik şiddeti ayırıyorsunuz? Verdiğimiz yanıt ise çok basit ve anlaşılır ama bir

ŞİDDETLE YÜZLEŞMEK!    Read More »

Bir şeyler umut edebilmek! 

Türkiye’nin ağır politik koşulları, kadına dair özgün konularda yazmayı bu hafta da ertelemeye yol açtı. Kadın sorunu politik bir sorundur ve genel politikadan ayrılamaz. Yaşanan süreç de, kadın bakış açısıyla daha fazla irdelenmeye mecbur. Maalesef dağınık ve örgütsüz halini sürdüren Kürt kadın hareketi bu konuda aktif söz söyleme durumunda değil. Oysa daha güçlü bir tepki

Bir şeyler umut edebilmek!  Read More »

Barışı konuşalım

Hrant Dink’in öldürülmesi, barışa, demokrasiye, eşitliğe ve kardeşliğe inanları çok derinden etkiledi ve üzdü. Cinayetin ardından gelen tepkilerde ise uzun süredir vicdanlarıyla hesaplaşmayı bir kenara bırakmış kesimlerin yeniden girdikleri vicdan hesaplaşması öne çıktı. Bu ne kadar sürer? Bilinmez. Ama galiba ortaya çıkan bu durum acı kaybın kazanımlarından biriydi. Türkiye siyasi cinayetlerin fütursuzca işlendiği ve gerçek

Barışı konuşalım Read More »

Tam da barışı koşucakken…     

Ankara’da 13-14 Ocak tarihlerinde yapılan konferansla birlikte oluşan sinerjiden, barıştan konuşacakken yine olmadı. İstanbul’da sıkılan kurşunlar sinerjiyi, sözümüzü kesti kopardı. Hırant Dink, bir Ermeni ve Ermeni kimliğine sahip bir insandı. Yapılan haksızlıkları açık yüreklilikle ifade etmeye, herkese anlatmak için çırpınıp durdu. Her zamanki gibi mahkemeler, linç girişimleri yetmedi. Sokak ortasında fütursuzca yaşamına son verildi. Televizyon

Tam da barışı koşucakken…      Read More »

Kadın cumhurbaşkanı             

Son günlerin en önemli tartışması Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Bu tartışma gittikçe bir kadın Cumhurbaşkanı olamaz mı? şeklinde ilerlemeye başladı. Kadınlar arasında da konu tartışılır oldu. Türkiye Cumhuriyetinin en başında şöyle modern, döpiyesli, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, çok laik bir kadın ne kadar yakışır! Doğum kontrolü ve kız çocuklarının okullaşma oranı birden bire zirve yapar. Ayrıca

Kadın cumhurbaşkanı              Read More »

Yeniden Merhaba

Özgür Politika Gazetesi İlk köşe yazıma ‘merhaba!’ diyerek başlamıştım. Yaşantımdaki önemli bir deneyimin başlangıcı olan sürekli yazma işini ve bunun önemini fark ettiren “Özgür Politika” yla “yeniden merhaba” demekten mutluluk duyuyorum. Egemenlere, ezilenlerin seslerini susturmaya çalışanlara ve her türlü zora inat işte yine bir aradayız demekten de büyük keyif alıyorum. Avrupa’nın orta yerinde hani neredeyse

Yeniden Merhaba Read More »

Şiddete alışmak!

Önemli gün ve haftalar, daha ana sınıfından başlayarak yaşamımızın bir parçası haline geliyor. Demokrasi mücadelesinde de; insan hakları ihlali ve mücadelenin önemli dönüm noktalarını simgeleyen günleri ve haftaları hatırlamayı, etkinlik düzenlemeyi bir görev olarak algılıyoruz. Şüphesiz bu yanlış bir algı değil. Ancak hem enternasyonal anlamda günlerin olması, hem de Türkiye gibi her gün yeni bir

Şiddete alışmak! Read More »

Toplantılarla geçen ömürler!

Eğer örgütlü biriyseniz katılmak zorunda olduğunuz pek çok toplantı vardır. Örgütlülük deneyiminiz arttıkça, örgütlülük yıllarınız uzadıkça katıldığınız toplantı sayısı da artar. Bazen ömrünüzün toplantılarla geçmekte olduğu hissine bile kapılabilirsiniz. Bazı toplantılar ölümcül gibidir bitmek bilmez. Vücudunuz uyuşur, ilginiz dağılır, tek isteğiniz bir an önce kendinizi açık havaya, doğaya atmak olur. Özellikle erkeklerle karma toplantılar bu

Toplantılarla geçen ömürler! Read More »

Nobel, balyoz ve bir garip ülke

Şu bayram günü memleketin zor konularını konuşmak insanın içinden gelmiyor. Ama insan eliyle birbirinden zor ve karmaşık hale getirilen sorunları biraz olsun unutabilmek de mümkün değil. Bayramlar böylesi fırsatları biraz olsun yakalamaya olanak veriyor. Günlük yaşamsal sıkıntılardan birbirini görmeye fırsat yaratamayan akrabalar, eş, dost görüşebiliyor. En azından sevdiklerimize dair fark edemediğimiz yeni gelişmeleri öğreniyoruz. Bu

Nobel, balyoz ve bir garip ülke Read More »

Ufukta, yine erkek meclis görünüyor

Türkiye normal bir seçim süreci yaşayacakmış görüntüsü veriyor. Tarihi bile belli oldu. 4 Kasımda seçmenler sandık başına gidecek ve yine erkek bir meclis seçecek. Neden derseniz? Anayasal değişiklik yapma süresi bu ay doluyor. Arada bayram tatili de var. Üstelik cins kotasının uygulanması için kadın hareketinde, siyaset yapan kadınlarda hiçbir hareket yok. Dolayısıyla mevcut sistem içinde

Ufukta, yine erkek meclis görünüyor Read More »

Susan silahların ardından!

1 Ekim 2006 tarihi itibariyle KKK’nin ilan ettiği ateşkes, tarihi ve önemli bir karar. Bu olumlu kararla silahların tamamen susması ve bu topraklar üzerinde bir daha çatışma yaşanmaması hepimizin ortak özlemi. Ancak bu özlemin hayata geçmesi uzun, zorlu ve sabırlı bir mücadeleyi gerektiriyor. Türk milliyetçileri ve savaştan yana olanlar, bu kararı önemsizleştirmeye çaba harcıyorlar. “Silahları

Susan silahların ardından! Read More »

Projeciliğin faydaları ve zararları üzerine…

Projecilik ve kadın hareketi arasındaki ilişkinin tartışılmaya ve konuşulmaya çok ihtiyacı var. Memlekete daha yeni gelen projecilik, kısa sürede yayıldı ve kadın hareketi üzerinde derin bir iz bırakmaya başladı bile. Bu cümleden sanki bir hastalıkmış gibi bir anlam çıkarılması mümkün. Fakat kastım bu değil. Proje, esas itibariyle günlük yaşamımızın her alanında var. Yapmayı hedeflediğiniz herhangi

Projeciliğin faydaları ve zararları üzerine… Read More »

Namus cinayetleri kimin? 

Namus gerekçesiyle işlenen cinayetler, son günlerde ırkçılık tartışmalarına da zemin oldu. Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök namus cinayetlerinin sahibinin Kürtler olduğunu ileri sürdü. Aslında tek başına Özkök’e ait bir düşünce değil bu. Türkiye’de oldukça geniş bir kesim böyle düşünüyor. Her toplumun gelenekleri, töreleri var. Özellikle kapalı toplumlarda, aşiretsel feodal bağların güçlü olduğu toplumlarda yazılı olmayan

Namus cinayetleri kimin?  Read More »

Şehitlerin sınıfı

Davul zurnayla gönderilen oğlun bayrağa sarılı tabutla geri gelmesi şehitlik mertebesine ermiş olduğunu gösteriyor. Yıllardır televizyon ekranlarından hepimizin evlerine giren bu kısa anlarda; ana-babalar, oğullarının böyle bir mertebeye ermesinden duydukları kıvancı dile getirdiler. Gözyaşları içinde de olsa “vatan sağ olsun, diğer evladımı da vatan için veririm!” sözleri hepimizin kulaklarından girip yüreğimizin süzgecinden geçti. İç geçirip

Şehitlerin sınıfı Read More »

Şiddete şiddetle cevap, kabul edilemez!

Yeni çıkarılan Terörle Mücadele Yasası’nın ilk uygulamalarından Kürtler nasibini almaya başladı. Önce, uzun yıllardır, büyük emek ve bedellerle yayın hayatını sürdürmeye çalışan gazetemiz on beş gün süreyle kapatıldı. El alışkanlığıyla “Toplumsal Demokrasi Gazetesi” devreye girdi. Neyseki bu anti demokratik karardan çabuk dönüldü ve yayınına devam etmeye başladı. Bu önemli haber, Türkiye’nin yazılı basınında küçücük bir

Şiddete şiddetle cevap, kabul edilemez! Read More »

Bush tatilde!       

Bush, Teksas’daki çiftliğinde on gün tatil yapacakmış. Adam hak etti doğrusu. Dünyada bu kadar savaş çıkarmak, Ortadoğu’ya yeni düzen vermek kolay değil tabii, yorulmuştur. Çiftlikte her türlü donanım varmış. Yardımcıları da takip edip kendisine haber vereceklermiş. Hani Lübnan’da kaç çocuk katledildi? Filistin’de nerelere yeni bombalar atıldı? Irak’ta kaç kişi öldü? diye. Bu tatilden sonra gayet

Bush tatilde!        Read More »

Yasemin’ler neden katlediliyor?

Geçtiğimiz hafta içinde Ankara ve Bursa’da iki genç kadın daha namus gerekçesiyle öldürüldü. Kim bilir bilmediğimiz, basına yansımayan daha kaç kadın katledildi? Ama nedenini biliyoruz. Tek ve asıl neden zihniyet. Bu zihniyeti besleyen ve derinleştiren diğer tüm etkenler asıl nedenin sadece gerekçeleri. Bu zihniyet, yoksul ve eğitimsiz kesimlerde belki biraz daha yaygın. Kaybedecek fazla şeyi

Yasemin’ler neden katlediliyor? Read More »

Samandağ Festivali

Samandağ, Hatay’ın şirin bir ilçesi. Tarihi eserleriyle, denizi ve insanlarıyla mutlaka görülmeye değer bir yer. Halkı Arap ve çoğu alevi. Hıristiyan Araplar da var. Demokrat ve aydınlar. Kendinizi Tunceli’de hissediyorsunuz. Birbirinden bu kadar uzak ve farklı kültürlere sahip olmalarına rağmen iki ilin bu kadar benzeşmesi çok ilginç. Bir başka benzerlikte tabiiki sol fraksiyonların çeşitliliği. Türkiye’nin

Samandağ Festivali Read More »

MİLLİYETÇİLİK KADINI ÇİRKİNLEŞTİRİYOR! 

Uluslararası kadın toplantılarında yaşanan deneyim paylaşımları, genel olarak ufkunuzun genişlemesine yol açar. Farklı ülkelerden farklı kültürlere sahip kadınlarla yaşanan bu deneyimler önemlidir. Bu nedenle de katıldığımız her uluslararası toplantıda başka ülkelerin kadınlarıyla tanışmanın heyecanını duyarız. Yunanistan’ın Kalymnos Adası’ndan gelen çağrı da aynı heyecanı yaratmıştı. Üstelik daha da fazlasını. Zira her iki ülkenin yönetenleri, ortak kültür

MİLLİYETÇİLİK KADINI ÇİRKİNLEŞTİRİYOR!  Read More »

Bir ezberi daha bozmanın zamanıdır!

. Ezberlerin hızla gözden geçirilmesi gereken bir süreçteyiz. Kitleselleşmiş siyasi hareketlerde bazen ortaya atılan tezler fazla tartışılamadan, derinleşemeden çabucak ezbere dönüşebiliyor. Uzun yıllardır savaş ve şiddetle iç içe olan Kürt kadınları olarak da kadınların doğallığında barışçıl olduğuna dair bir tezi savunduk. Barışa dair acil ihtiyaç, bu savunuyu çok güçlendirdi. Barış ihtiyacı artık eskisinden daha da

Bir ezberi daha bozmanın zamanıdır! Read More »

Kız meselesi! 

Son günlerde henüz lise çağlarındaki genç erkekler, birbirlerini öldürüyor. Özellikle görsel basın büyük bir iştahla bu haberleri veriyor. Haberi verirken de bu cinayetlerin, birbirini katletmelerin gerekçesi olarak “kız meselesi” diyor. Yine kadınlar adına bir hiçleştirmeyi hissediyorsunuz. Bu söylemde hem bir aşağılama hem de bir suçlama var. Üstelik bir kız yüzünden cinayet işlemeye değer mi? Erkek

Kız meselesi!  Read More »

SİYASETTE KADININ SEMBOLLEŞMESİ

Siyaset, kadının kendine yer açmada en fazla zorlandığı alanların başında geliyor. Türkiye’de bu alan, dünyadaki diğer ülkelere oranla kadınlara çok daha fazla kapalı. Genel bir söylem “kadınların siyaseti istemediği” şeklindedir. Ve doğrudur da. Kadınlar siyasete girmekten hoşlanmıyorlar. Girenlerde bir daha dönmemek üzere ayrılıyorlar. Siyaset derken, ilk akla gelen siyasi partilerde görev almak. Henüz biz kadınların,

SİYASETTE KADININ SEMBOLLEŞMESİ Read More »

Eryaman’da yaşananlar!

7-12 Nisan tarihleri arasında Ankara’nın Eryaman semtinde çok kötü olaylar yaşanmış. Tabii ki kentin ezici çoğunluğu hatta neredeyse tamamının haberi olmadı. Konuya duyarlı kesimler Internet üzerinden yaşananları duyurmak için çaba harcadılar. Basın açıklamaları yapıldı. Ama basınımızın önemli işleri var. Bu habere yer ayırmadılar. Farklılıklarınla yaşamanın zor olduğu ülkemizde travestilerin okumuş eğitimli olmaları bile iş bulmalarını

Eryaman’da yaşananlar! Read More »

KÜRT KADINLARININ YAZILMAMIŞ TARİHİ   

Dünya üzerinde yaşayan pek çok halk başka halklara göre hep şansız oldu. Bu şansızlığı besleyen tüm bilimsel gerçeklere rağmen, Kürtler için de böylesi bir şansızlıktan bahsetmek mümkün. Tavsiye edeceğimiz kitapta, 20 milyon olarak geçen Kürtlerin 40 milyon olarak ifadelendirildiği bir halk Kürtler. Dört parçada, dört ayrı devletin vatandaşı olarak yaşamaya zorunlu bırakılmışlar. Bu dört ülkenin

KÜRT KADINLARININ YAZILMAMIŞ TARİHİ    Read More »

Yeniden savaş!

Barış derken savaş, yeniden kapıya geldi dayandı galiba. Büyük bir operasyonun varlığı televizyonlardan anons ediliyor. Bugüne kadar yapılmış en kapsamlı operasyon olacağı, ABD Dışişleri bakanın gelmesiyle start alacağı da söyleniyor. Büyük patron ne diyecek bakalım? “Biz İran’a gireceğiz, sizde bu operasyona ilaveten Kuzey Irak’tan girip şu Kerkük’ü kurtarın” falan mı diyecek acaba? Büyük komplo teorilerinden

Yeniden savaş! Read More »

Ekonomik şiddet!

Kadına yönelik şiddetin en kolay algılananı, bilineni fiziksel şiddet. Çünkü şiddet türleri içinde en görünür olan ve çabuk fark edileni. Hatta bunun dışındakileri şiddet olarak görmeme eğilimi çok yaygın. Ekonomik şiddette bunların başında geliyor. Her şeyden önce kadınların geç fark ettiği bir şiddet türü. Oysa fiziksel şiddet kadar önemli. Bu kadar önemli olmasına rağmen kadın

Ekonomik şiddet! Read More »

Sakin olmalıyız!

Kadına yönelik şiddetin irdelenmesi gerektiğini düşünerek fazla üzerinde konuşulmayan ekonomik şiddetle ilgili yazmak istiyordum. Ancak bir haftadır öylesine bir şiddet yaşanıyor ki bu konuyu yazmak içimden gelmedi. Açıkçası, okur kitlesinin politik bir kitle olması ve “şimdi nereden çıktı bu konu” şeklinde bir tepkisinden de kaygı duydum. Kadın meselesi işte böyle bir mesele. Şiddet ve savaş

Sakin olmalıyız! Read More »

Adana’da bir anne tutuklandı! (74)  

Yeni yılın ilk günlerinde Adana’da bir anne tutuklandı. “sahte kimlik temin ederek örgüte yardım ve yataklık ettiği” iddiasıyla. İddia kesinlikle mesnetsiz. Neden derseniz; bu kadın tek kelime Türkçe bilmiyor. Üstelik kendi dili ile olan Kürtçe ile de okuyup yazmayı bilmiyor. Hani öyle cevval bir kadın da hiç değil. Nüfus müdürlüklerine gidecek, efendim orada sahte evraklar

Adana’da bir anne tutuklandı! (74)   Read More »

Kırk Örük, Çıl Kezi 

Yeni açılan kurumlar eskiden daha heyecanlı karşılanırdı. Belki de yıpratılan bir alana dönüşen sivil örgütlenmeler eski heyecanı yaratmıyor. Ama biz yine de heyecanlıyız. Uzun süredir Ankara’da bir grup kadın, büyük bir özveri ile yeni bir kurumu ortaya çıkardı. Farklı çevrelerden, farklı yaşamlardan ama hepsi kadın meselesine duyarlı bu kadınlar, bir kooperatif kurdular. Açılışı dün yapılan

Kırk Örük, Çıl Kezi  Read More »

8 Mart kutlu olsun!

Bu yıl 8 Mart’ın hafta içine gelmesi etkinlikleri zorlaştırdı. Gününde kutlanması önemli ve gerekli ama büyük metropollerde çalışanları da düşünerek gününden önce kutlamak zorunlu olabiliyor. Gününden önce kutlanacak 8 Martların coşkulu ve görkemli geçmesini diliyoruz. Kadın sorunu, içi boşaltılmaya en istekli sorunlardan biri. Böylesi günler zemin gibi algılanmaya başlandı. Türkiye’nin her yerinde ve her kurumda

8 Mart kutlu olsun! Read More »

SİYASETTE KADIN OLMAK!

Uzunca yıllar siyasette aktif yer almış bir kadın olarak bu yazıya başlarken nereden başlasam diye düşündüm. Aslında siyaset yapmanın yerinin sadece siyasi partiler olmadığını geç fark edenlerdenim. Bizim kuşağın pek çok kadını siyaset yapmaya, gençlik yıllarında memleket meselelerine ilgi duymakla başladı. Jenerasyonumuz öğrenci hareketlerinin yoğun olduğu yıllara denk geldi. Siyaset her evde konuşulurdu. Ya da

SİYASETTE KADIN OLMAK! Read More »

8 Mart’ı kadınlarla kutlamak istiyoruz! 

Toplumsal cinsiyet sorunu, öyle kolay kolay çözümlenecek bir sorun değil. Yıllardır bazı tartışmaları tükettiğinizi sanıyorsunuz ama Ankara gibi metropol bir kentte kadın toplantısına bazı kurumların erkek temsilciler gönderdiğini görünce tekrar başa dönüyorsunuz. Üstelik bu “devrimci” arkadaşlar kadınlara perspektif sunmaya bile kalkışıyorlar. Bu yıl 8 Mart’ı erken örgütlemeye başladık galiba derken erkeklerin katılımı üzerinden uzun bir

8 Mart’ı kadınlarla kutlamak istiyoruz!  Read More »

İktidarın ikiyüzlülüğü!

İkiyüzlü politikaların somut örneğini AKP iktidarı bir kez daha gösterdi. Evet, HAMAS örgütünün yasal bir seçimle işbaşına gelmesi sürekli her şeyi “terör” kavramı içine sokan AKP’nin de şapkasını bir kez daha indirdi. Roj TV’nin muhabirine tahammül gösteremeyen Sayın Başbakan düne kadar terörist diye tanımladıkları örgütle parti kılıfı altında görüşmeler yapılmasını sağladı. Minareyi çalan kılıfını hazırlarmış

İktidarın ikiyüzlülüğü! Read More »

Küçük Dikili’de güzel şeyler oluyor! 

Hepimizin güzel şeyler duymaya ihtiyacı var. Cuma günü basına genişçe yansıyan ve biz kadınları mutlu eden güzel haber, Adana’nın Küçükdikili Beldesinden geldi. DTP’li Belediye Başkanı Leyla Güven ve birlikte çalıştığı arkadaşlarının emek ve çabalarıyla belediye çalışanlarının sendikayla yaptığı toplu sözleşme metninde kadınlar adına önemli maddeler yer aldı. Zaman darlığından sözleşmenin tamamına ulaşmak mümkün olmadı. Aslında

Küçük Dikili’de güzel şeyler oluyor!  Read More »

Siyasette tıkanma kaygı verici! 

Son günlerde siyasette önemli bir tıkanma yaşandığına dair sıkıntılar artmaya başladı. Newroz bayramından bu yana gelişen olaylar, Kürt sorunundaki çözümsüzlükte ısrarı gösteriyor. En son Şemdinli’de bir kişinin ölümüne ve birçok kişinin de yaralanmasına yol açan Tanju Çavuş’un tahliye edilmesi, bu ısrarın en somut ve yeni örneği oldu. İmralı’da tecrit içinde tecrit uygulamasıyla da “sizi dikkate

Siyasette tıkanma kaygı verici!  Read More »

Kadın Ekin’e dair…

20 Eylül 2004 tarihinde ilk sayısı çıkan Gündem Kadın Eki, bir yılı geride bıraktı. Başlangıçta Kürt Kadın Hareketinin bağımsız bir günlük gazeteye sahip olması niyetindeydik. Ancak bunun hiç de kolay bir şey olmadığını kısa sürede fark ettik. Şimdilik gazetenin eki olarak on beş günde bir yayınlanması, en mümkün olanı. Birkaç gün önce yayın kurulu olarak

Kadın Ekin’e dair… Read More »

Yine kadın intiharları, yine Batman!

Kadın intiharlarına ilişkin haberler medyaya sıklıkla yansımaya başladı. Özellikle Batman yine gündemde. Son on günde, beş kadının intihar haberi peş peşe geldi. Üstelik bir tanesi sadece on dört yaşındaymış. Psikologlar, kış aylarının ruhsal bunalımları arttırdığını söylüyor. İntiharlar sadece bunalım sonucumu yaşanıyor? O zaman neden bu kadar çok bunalan kadın var Batman’da?  Ya da intiharların altında

Yine kadın intiharları, yine Batman! Read More »

2005 Yılı ve kadınlar!

2006 yılının bu ilk gününde tüm insanlık için barış, huzur ve sağlık diliyorum. Bu dilekler, genellikle hayat bulmuyor ama yılın ilk gününe iyi niyetlerle başlamakta fayda var. 2005 yılı, kadınlar açısından da çok iç açıcı değildi. Yıl biterken İstanbul’da Sevda’nın kaçırılarak tecavüze uğraması, Hakkâri, Yüksekova’da babası tarafından yıllarca eve kapatılan Zahide Koç’un dramı ve Bursa’daki

2005 Yılı ve kadınlar! Read More »

Hayattan koparış operasyonu!

19 Aralık 2000 tarihinde, Ecevit Hükümeti’nin ‘Hayata Dönüş’ adını koyduğu operasyonlar sonucunda otuz insan, hayattan koparılmıştı. Birçok insan yaralanmış, sakat kalmıştı. Tüm dünyanın gözü önünde yaşanan bu vahşetin üzerinden beş yıl geçti. O anları yaşayanlar ve yaşayanların yakınları sanırım hala çok canlı hatırlıyorlar. Ama toplum büyük ölçüde unuttu. Türkiye, toplum hafızası böyle kurgulanmış bir ülke

Hayattan koparış operasyonu! Read More »

KADIN MECLİS ÜYELERİNİN İLK BULUŞMASI!

28 Mart yerel seçimlerinin üzerinden neredeyse üç yıla yakın bir süre geçti. Ve ilk kez DEHAP’lı kadın meclis üyeleri, 12-15 Kasım tarihlerinde bir araya gelebildiler. Seçilen tüm meclis üyeleri katılamamış olsa da bir araya gelindiğinde bunun ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğu açığa çıktı. Bu güzel organizasyon, İsveç Jarfalla Belediyesi Sol Parti Grubu ve Diyarbakır-

KADIN MECLİS ÜYELERİNİN İLK BULUŞMASI! Read More »

Kadınlar Şemdinli’ye gidiyor!

9 Kasım’da Şemdinli’de başlayan şiddet ortamı, Hakkâri ve Yüksekova’da devam etti. Aslında 2005 Newroz ’undan bu yana Kürt sorunun çözümsüzlüğü kademe kademe yükseliyor. Yaşananlar hepimizi derinden etkiliyor. Tepkiler artmaya başladı ama öylesine yetersiz ki… Faşizmle yönetilen sistemlerde görülebilecek şeyler yaşadık şu birkaç gün içinde. Daha öncede benzerlerini yaşamıştık. Türkiyeliler olarak hafızamız pek güçlü değil. İnsanlara

Kadınlar Şemdinli’ye gidiyor! Read More »

Türkiye kadın profili

Bu hafta sizlere, Efes Pilsen’in Türkiyeli kadınlar üzerinde yaptığı bir araştırmayı paylaşmak istiyorum. Karikatürist İsmail Gülgeç’in çizgileriyle çok sevimli bir hale gelmiş olan bu kitap, Mayıs 2005’de basılmış. 18 ilde, 1598 denek üzerinden yapılan araştırma, Türkiyeli kadınların, bireysel ve fiziksel özellikleri, tüketim kalıpları, alışveriş ve tasarruf alışkanlıkları, konut ve ev tekstili, değerleri, çalışma hayatı ve

Türkiye kadın profili Read More »

Sayın Arıtman; ırkçılık yapıyorsunuz!

Çok karışık, endişe verici olayların peş peşe patlak verdiği günleri yaşıyoruz. Hakkâri ve Şemdinli’de yaşananlar vahim. Susurluk’la ortaya çıkan tablo tekrar karşımıza çıktı. Şiddet her tarafta kol geziyor. Şiddetin temelini aile içi şiddetin oluşturduğunu sürekli vurgulamakta ısrar etmek gerekiyor. Son yıllarda bu konuya ilişkin önemli bir duyarlılık ortaya çıktı. Konuyla ilgili çeşitli araştırmalar yapılıyor. Bu

Sayın Arıtman; ırkçılık yapıyorsunuz! Read More »

ABD POLİTİKALARINA TÜRKİYELİ KADINLARIN YANITI!

Geçtiğimiz hafta Türkiye kadın hareketi adına önemli bir toplantı gerçekleşti ve sadece Türkiye basınında değil Amerika basınında da geniş yer aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisinden Sorumlu Müsteşarı Karen Hughes, çıktığı Ortadoğu gezisi kapsamında Türkiye’deydi ve Ankara’da sivil kadın kurumları ve aktivistleri ile görüştü. Karen Hughes, ABD Başkanı George W. Bush’un yakın dostu ve ‘imaj

ABD POLİTİKALARINA TÜRKİYELİ KADINLARIN YANITI! Read More »

Akordeon sesi Kars’ı hatırlatıyor!

Bir bayramı daha geride bıraktık. Barış temennilerimizi tekrarladık. Bayramın bir anlamda devam ettiği bu Pazar gününde memleket meselelerini bir kenara bırakıp, belki de biraz özel ama farklı bir şeyler yazmak istedim. Anlatacaklarımın ağırlıkla şehir merkezini içerdiğini de baştan belirtmekte fayda var. Ankara’da, oturduğum mahallede bir süredir sokak aralarında gezinerek akordeon çalan insanlar var. Kışın geldiğini

Akordeon sesi Kars’ı hatırlatıyor! Read More »

Bismil’de kadın farkı!

Rehavet içinde geçen yazın ardından Eylül ayı büyük bir yoğunlukla dolu doluydu. Yerel yönetimlerin birbiri ardına yaptıkları “festival” veya “şenlik” ler bu yoğunluğu daha da arttırdı. Bu etkinlikler konusunda eleştirel bir bakış açısına da ihtiyaç var. Ama doğru değerlendirildiğinde toplumsal barışa önemli katkı da sunuyorlar. En önemlisi de günlerin hep rutin geçtiği yöre halkının sanat,

Bismil’de kadın farkı! Read More »

Kızıltepe’de kadın buluşması

2.Kızıltepe Kültür Sanat Kadın ve Çocuk Festivali’nin ilk gününde önemli bir kadın buluşması gerçekleşti. Son yıllarda pek çok kez farklı kesimlerden kadınlar bir araya geldik. Her bir araya geliş bir öncekinden daha ileride oldu. Belki bu bir araya gelişler, tüm topluma veya toplumun önemli bir kesimine yeterli bir etki yaratamadı. Ancak geriye dönüp baktığımızda gelinen

Kızıltepe’de kadın buluşması Read More »

Kürt siyaseti kadınsız yapılıyor!

Aslında güzel bir pazar günü insanlar, ellerine aldıkları gazeteden daha keyifli yazılar okumak ister. İnsana, yaşama dair yazacak o kadar çok değişik ve güzel konu var ki… Ama gelin gürün ki memlekette sorunlar tüm güzellikleri kapatacak şekilde seyrediyor. Başbakan’ın Diyarbakır gezisinin hepimizi “iyi bir şeyler olabilir” şeklinde umutlandırmasından kısa bir süre sonra DEHAP merkez yöneticileri

Kürt siyaseti kadınsız yapılıyor! Read More »

Başbakana ne oldu?

Birkaç gündür bu soruyu sormadan edemiyorum. Yanıtını da tam bulabilmiş değilim. Gerçekten ne oldu? İki buçuk yıldır iş başında olan bir hükümet ve başbakan, bu güne kadar ısrarla “Kürt sorunu yoktur” dediler. Ve dedikleri gibi de hareket ettiler. Sorunun çözümüne yönelik köklü ve önemli, herkesi biraz olsun rahatlatılabilecek adımlar atılmadı. AB’ye giriş sürecinin gerekleri de

Başbakana ne oldu? Read More »

İHD Tartışmaları ve insan hakları

Türkiye hızlı bir şekilde farklı bir sürece girdi. Galiba yine hazırlıksız yakalandık. Bazı şeyler eskiyi hatırlatıyor ama hiçbir şey eskisi gibi değil. Kürtlere yönelik saldırı çok daha derin ve bilinçli bu sefer. Üstelik Kürtlerin kafalarının oldukça karışık olduğu bir dönem. Böylesi bir ortamda İHD tartışılmaya başlandı. İHD’nin üyeleri olarak hepimizin eleştirileri var. İnsan hakları savunucusu

İHD Tartışmaları ve insan hakları Read More »

Bir cinayet ve ardında bıraktığı pus!

HADEP eski Genel Başkan Yardımcılarından Hikmet Fidan’ın Diyarbakır’da öldürülmesinin ardından derin bir pus kaldı. Öncelikle her nedenle ve kim tarafından yapılırsa yapılsın onaylanmayacak ve kınanacak bir olay. İnsanların yaşam haklarına dönük bu tür tehditlerin hepimizi acıttığını ve rahatsız ettiğini söylemek gerekiyor. Ancak ardında kalan pus da aynı ölçüde rahatsız edici. Siyasi iklim, şartlar bu puslu

Bir cinayet ve ardında bıraktığı pus! Read More »

BERLİN’DE BİR GRUP TÜRKİYELİ KADIN! 

Öyküsü bir yıl öncesine dayanan Berlin gezisini kısa bir yazıda nasıl toparlayacağımı düşünerek başlıyorum yazıma. İçinde olunca heyecanı bir başka, okuyunca bir başka. Hani okuyucuları da sıkmamak gerekiyor. Oysa ne çok ve güzel ayrıntı ile dolu geçti. Ankara’da dindar kadınların oluşturduğu Başkent Kadın Platformu’nun önerisi ile başladı. Türkiye’den farklılıklarıyla bir arada olmayı başaran kadınlarla ‘acı

BERLİN’DE BİR GRUP TÜRKİYELİ KADIN!  Read More »

Munzur Festivali!

Bu yıl altıncısı yapılacak olan Munzur Festivali Tunceli Valiliği tarafından engellendi. Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil’in belirttiği gibi bu bir erteleme değil, iptal kararıdır. Bu karar aynı zamanda savaşı, gerginliği, çatışma ortamını onaylamaktır. Sistem savaş diyor. Bunun karşılığı olarak hepimizin barış demesi gerekiyor. Ama nasıl? Erteleme kararının hemen ardından valiyi haklı çıkarmak istercesine geçeceği

Munzur Festivali! Read More »

Konferansa giderken!

Bu hafta, Demokratik Özgür Kadın Hareketi ilk konferansını gerçekleştirecek. Kürt kadın hareketinin kendini bir hareket olarak tanımlamasının üzerinden neredeyse iki yıl geçti. Zorlu ve sancılı bir süreçti. Hem genel olarak siyasetin çok sık değişen yüzü hem de Kürt hareketinin yaşadığı birçok sıkıntı kadınları da doğrudan etkiledi. Kırılmaların yoğun olarak yaşandığı bu süreçte kadınlar da kendilerine

Konferansa giderken! Read More »

BİR BULUŞMANIN ARDINDAN

KADER Ankara Şubesi ‘Yerel Siyaset Çalışma Grubu’ tarafından kadın belediye başkanları ile yapılan toplantıların üçüncüsü Tunceli’de gerçekleşti. Gittikçe gelişen ve her biri ayrı renkleri içeren kadınlarla yapılan bu çalışma, Tunceli toplantısıyla daha bir anlam kazandı. Türkiye’de kadınların yerel siyasetle olan soğuk ilişkisini biraz olsun ısıtmak, güçlendirmek amacıyla yola çıkılmıştı. Yola çıkarken pek çok kaygı vardı.

BİR BULUŞMANIN ARDINDAN Read More »

Ölümden öte!

Bu hafta da Eğitim-Sen’e sıra gelmedi. Peş peşe gelen ölüm haberleriyle sarsıldık. Operasyonların hızına paralel artan genç ölüm haberlerine ilaveten kazalarla kaybettiklerimizin acılarına katlanmaya çalışıyoruz. Hani, “ateş düştüğü yeri yakar” denir ya… Tanıdıklarınızın, birlikte paylaştığınız anıların olduğu insanların ölümlerini kabullenmek çok daha zor. Yıllardır kadın yapısında çalışan arkadaşımızın kardeşinin yılan sokması sonucu hayatını kaybettiğini yeni

Ölümden öte! Read More »

ERKEK DEMOKRASİDEN GERÇEK DEMOKRASİYE

Ankara’da 25.Mayıs. Çarşamba günü KADER- İsveç ortaklığıyla, ‘Erkek Demokrasiden Gerçek Demokrasiye Eşit Temsil İçin Cinsiyet Kotası’ başlığıyla yapılan seminer, çok renkli ve verimli geçti. KADER’in bir süre önce başlattığı siyasi partilerde %30 kadın kotasının yasallaşarak zorunluluk haline getirilmesinin öngörüldüğü çalışmanın bir parçasıydı. Bu gün kadın temsiliyetinin yüzde 50’leri bulduğu İsveç’in deneyimleri tek başına kadınların en

ERKEK DEMOKRASİDEN GERÇEK DEMOKRASİYE Read More »

Bir mil onun ayakkabılarıyla yürü!

BİA Haber Merkezi’nin basına da yansıyan çok ilgi çekici bir haberi vardı. Amerika’da beş yıldır sürdürülmekte olan ve artık gelenekselleşmiş bir yürüyüşün haberi. Yürüyenler erkekler. ‘Walk a Mile in Her Shoes’ (Bir Mil Onun Ayakkabılarıyla Yürü) adıyla yapılan bu yürüyüş; “tecavüze, cinsel saldırı ve şiddete” karşı. Ve bu yürüyüşte erkekler topuklu ayakkabılarla yürüyorlar. Valley Travma

Bir mil onun ayakkabılarıyla yürü! Read More »

Annelere mahsus sevgi!

Yazınızın yayınlanacağı günün özel günlere denk gelmesi, her zaman olumlu olmuyor. Neden derseniz, o günü görmezlikten gelemiyorsunuz ve birazda zorunlu olarak konu seçimi yapıyorsunuz. Bu gün de “anneler günü”. Geçen yıl anneler gününde yazdıklarıma bir göz attım. Bir yıl içinde değişen bir şey olmamış. Yani analarımızla başlayan küfürlerin söylenme hızında bir değişme yok. “Cennet annelerin

Annelere mahsus sevgi! Read More »

DTH Ankara toplantısının ardından!

DTH Ankara toplantısını izlerken bu haftaki yazımı bu konuya ayırmaya karar vermiştim. Maalesef burası Türkiye ve gündem belirlemek elinizde olmuyor. Bu anlamda hafta içinde yaşanan en önemli olay Eğitim-Sen’in kapatılma kararıydı. Uzun yıllar üyesi ve çeşitli kademelerinde görev almaktan büyük onur duyduğum ve kadın bakış açımın güçlenmesine büyük katkı koyduğuna inandığım sendikamın kapatılma kararı, her

DTH Ankara toplantısının ardından! Read More »

İstatistiklerle kadın

İstatistik onuncu bilim dalı olarak kabul edilir ve toplumsal meselelerin tartışılmasına ışık tutar. Bu nedenle de istatistiki bilgiler oldukça önemli. Zira insanlar sorunları kendi özellerinden başlayarak dar bir alanda tartışmayı tercih ediyorlar. Kürtlerin ezilmişliklerini konuştuğunuzda, özellikle Türk arkadaşlarınızın, “biz yıllardır Kürtlerle komşu yaşadık, kendi aralarında dillerini konuşuyorlardı, bizler gibi yaşıyorlardı, aramızda sorun yoktu” diye başlayan

İstatistiklerle kadın Read More »

Kotayı konuşmanın tam zamanı!

Türkiye’de siyaset önemli bir sürece girdi. İktidar, bu güne kadar kendisine destek veren kesimlerden yoğun eleştiriler almaya başladı. Sermaye ve medya bunların başında geliyor. En önemlisi de AKP içinde huzursuzluklar gün yüzüne çıktı ve kan kaybı başladı. Bir diğer kan kaybı ise iktidar partisi CHP’de yaşanıyor. Mecliste iki olan parti sayısı her gün artıyor. Merkez

Kotayı konuşmanın tam zamanı! Read More »

Bayrak! 

Milyonların katıldığı ve son derece coşkulu geçen Newroz bayramı burnumuzdan getirildi. Bu konuda çok konuşuldu, yazıldı ve devam ediyor. Her iş de bir hayır vardır, Kürt meselesinin konuşulmasına zemin oldu bu olay, gibi bir şeyi de söyleyemiyor insan. Zira çok ürkütücü ve kaldığı yerden devam eden bir ırkçılık sergileniyor. Bir süredir ötelediğimiz faşizmin soluğunu, ensenizde

Bayrak!  Read More »

Kadın başkanların ikinci buluşması

Mart ayının önemli günlerle dolu olması nedeniyle kadın belediye başkanlarının ikinci buluşmasına dair yazmak istediklerim biraz gecikti. Bu buluşma,12-13 Mart tarihlerinde İzmir- Menemen- Seyrek’in CHP’li Belediye Başkanı Nurgül Uçar’ın ev sahipliğinde Foça’da gerçekleşti. Sayıları çok az olsa da Karadeniz, Ege, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde seçilmiş kadın belediye başkanlarının buluşması adeta bir Türkiye buluşması idi.

Kadın başkanların ikinci buluşması Read More »

Kadınlara dayak!  

8 Mart’ı geride bıraktık. Ama galiba üzerinde en çok konuşulan bu 8 Mart oldu. Hani neredeyse kadınlar, “iyi ki dayak yediniz!” diyesi geliyor insanın. Aslında önceki 8 Mart’lar da o kadar çok dayak yedik ki. Bizim ülkemizde bir gelenektir. Kadınlar gününde kadınlar, işçilerin gününde işçiler, öğretmenlerin gününde de öğretmenler dayak yer. Genellikle kameralara da yansır

Kadınlara dayak!   Read More »

15 Şubat’ın ardından! 

15 Şubat tarihi, Kürtler açısından son derece önemli bir tarih. Şüphesiz arkasındaki büyük komplonun önünde durabilmek ve her şeyi ters çevirmek mümkün değildi. Tarih boyunca yaşanan Kürt isyanlarından çok farklı bir boyutu olan son isyanın, en temel özelliği dört parçaya yayılmış topraklar üzerinde yaşayan Kürtlerin oldukça önemli bir kesiminin Abdullah Öcalan’a dönük güven duygusuydu. Bunları

15 Şubat’ın ardından!  Read More »

DEHAP Kurultayının Ardından                                                                  

Geçtiğimiz hafta içinde DEHAP yasal zorunluluklar gereği kurultayını yaptı. Biliyorsunuz bu yasal zorunluluklar her kes için veya her siyasi oluşum için geçerli değil memlekette. Bülent Ecevit Başbakanken partisi DSP, kongresini iki yılı aşan bir sürede üstelik basına yansıdıktan sonra yapmıştı. Oysa yasalar böyle bir durumu parti kapatma gerekçesi olarak öngörüyor. Öte yandan Sayın Akın Birdal’a

DEHAP Kurultayının Ardından                                                                   Read More »

Büyük Kayıp                                                                                             

Ölümün soğuk yüzüyle yaşamın her anında karşılaşıyoruz. İşte sel ve tsunamiden kaybedilen ve o bölgede daha da kaybedileceği bilinen binlercesi. Her gün sıradan cinayetlerle veya trafik kazalarıyla yaşamları sona eren insanlar. Operasyonlarda ölen gençler. Bunların hepsi insanı üzüyor ve çaresizliğimizi hatırlatıyor. Ama bazı kayıplar var ki çok daha derin bir acı duygusu bırakıyor. Bahattin Karakütük’ün

Büyük Kayıp                                                                                              Read More »

BİR YAŞAM ÇEKİŞTİRİLİYOR

6 Ocak tarihli gazetede, “Tecavüz mağduru tutuklandı” başlığıyla verilen haber, kaçımızın dikkatini çekti bilmiyorum. Sadece üstünkörü okuyup geçtik mi? Belki de çok kanıksadığımız bir durum. Artık geçmişte kalan ve “çatışma ortamı” diye adlandırdığımız 15 yıl içinde benzeri öyle çok olay yaşandı ki. Kürt kadınlarının, annelerinin tecavüze, tacize uğramalarına o yıllar içinde, pek çok kez tanık

BİR YAŞAM ÇEKİŞTİRİLİYOR Read More »

2004 ve kadınlar!                                                                                         

Yeni yılın ilk günlerinde, geçmiş yıla kadınlar açısından kısaca bakalım istedim. Bana göre 2004 yılının en önemli olaylarından biri DEP’lilerin cezaevinden çıkışlarıydı. DEP eski milletvekili ve Kürt siyasetinde bir kadın olarak önemli bir misyon taşıyan Leyla Zana’nın tekrar siyasi hayata katılımı biz kadınlar açısından sevindiriciydi. Bir başka Kürt kadın siyasetçi Nuriye Kespir’in Hollanda Hükümeti tarafından

2004 ve kadınlar!                                                                                          Read More »

Demokratik Toplum Hareketi’nin hareketsizliği!

Merak ve heyecanla beklemekteyiz, aylar süren belirsizlik ne zaman sona erecek diye. İlk açıklama yapıldığında en azından adı kondu, bundan sonrası hızla gelir diye düşündük. Ama ilginç bir hareketsizlik var. Üstelik nedenini, nasılını kime soracağını şaşırtan bir gizemlilik taşıyor. Hareket adı üstünde hareketli olan, durağan olmayan manasında. Üstelik siyasette hareket, çok daha kapsamlı bir durum.

Demokratik Toplum Hareketi’nin hareketsizliği! Read More »

Yeni dönemde kadının rolü

Geçtiğimiz hafta ortasında Kürt siyasetinde yer alan eski ve yeni siyasi partilerin genel başkanları, Demokratik Toplum Hareketi’ni desteklediklerini açıkladılar. Bu açıklama hepimizin beklediği ve umduğu bir durumdu, gerçek oldu. Olumlu şeyleri görmeyi istiyoruz, bekliyoruz ve bunu hak ediyoruz diye düşünüyorum. Bu olumlu tabloyu izlerken tabii benim aklıma gelen ilk şey yeni oluşumun kadın politikası ve

Yeni dönemde kadının rolü Read More »

Canlı kalkanlar!

Eski çağlarda savaşçının vücudunu korumağa yarayan bir savunma silahı olan kalkan aynı zamanda bir tehlike karşısında kendini tehlikenin muhatabı ile odağı arasında konumlandırmak anlamında da kullanılıyor. Kalkan sözcüğü, yakın tarihimizde memlekete gelen turistleri korkutmaktan başka bir işe yaramadığı anlaşılınca son verilen Bursa’nın kılıç- kalkan ekibiyle birlikte hafızalarımızdan iyice yok olup gitmişti. Hafızalarımızdan çıkıp giden bu

Canlı kalkanlar! Read More »

KADIN MEKANİZMALARI yada DEVLETİN KADIN KURUMLARI

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, sadece sivil toplum örgütlerinin inisiyatifinde gelişemeyecek kadar önemli ve kapsamlı bir konu. Bunun için, devletin bazı mekanizmaları oluşturması ve bir devlet politikası olarak içselleştirmesi, iş başına gelen hükümetlerin de, bu mekanizmaları daha da geliştirmesi ve bunu yaparken olması gereken kolaylaştırıcı rolünü oynaması gerekiyor. Bu nokta da sivil kadın kurumlarına büyük iş

KADIN MEKANİZMALARI yada DEVLETİN KADIN KURUMLARI Read More »

AB süreci, kadınlar ve Leyla Zana

AB bunca yıldır memlekette kadınsız tartışıldı. Birden bire ne olduysa oldu kadın-erkek eşitliği olmadan AB’ye girişin mümkün olmadığı fark edildi. Bu fark edişle de yoğun bir faaliyet başladı. Geçtiğimiz hafta Türkiye’den “Türk” kadınlarını temsilen giden grubun başkanlığını Doğan grubundan Arzuhan Yalçındağ’ın yapmış olması dikkat çekiciydi. İçlerinde yıllardır kadın sorununa emek veren ve gerçekten sivil kadın

AB süreci, kadınlar ve Leyla Zana Read More »

Eşcinsellik

Toplum olarak önemli bir soruna dönüştürdüğümüz ve de konuşmaktan tartışmaktan ısrarla kaçındığımız bir mesele eşcinsellik. Sistemler ataerkil (cinsiyetçi) şekillenişi içinde tüm toplumu Heteroseksüel kabul eder. Heteroseksizm (karşı cinsellik), erkeğin kadını, kadının da erkeği sevmesini, hayatta tek yönelim olarak dayatan ve başka türlüsünün olmayacağını söyleyen bir düşünce biçimidir. Bu düşünce biçiminin militarizm ve ırkçılıkla da çok

Eşcinsellik Read More »

SYLVİA!

Memleketin en önemli gündem maddesi haline getirilen zina, TCK da değişmesi gereken pek çok maddenin üstünü örtmeyi başardı sanırım. Pes doğrusu, neredeyse üstüne teşekkür etme noktasına getirdiler. Brüksel’de gözümüzün içine baka baka, “Böyle bir gündemimiz yoktu ki zaten!” diyerek ve bir kahraman edasıyla AB yolunu açtı Sayın Başbakan! Bu sinir bozucu durum, İstanbul Üniversitesinin Alemdaroğlu

SYLVİA! Read More »

Taleplerimizde ısrarlıyız!

TCK eyleminin ardından yine toplumsal barışın neresindeyiz sorusu kafama takıldı. Büyük bir hızla Türkiye’nin pek çok yerinden örgütlü veya örgütsüz katılımlarla bir eylem gerçekleştirdik. Sayımız istenilen ve olması gereken çoklukta değildi. Ama galiba “bu koşullarda bu da iyidir” demek zorundayız. Canlı, taleplerinde ısrarcı bir kitleydi, işte burası önemli ve anlamlıydı. Ülkemizde bin tane sorunun varlığı

Taleplerimizde ısrarlıyız! Read More »

Zina tartışması, TCK’nin üstünü örtmemeli!

Üzerinde konuşacak onca sorun varken, durduk yere yeni bir mevzuu çıktı. Hadi bakalım, tartışın başka meselelere zaman ayırmayın dercesine. Yaz tatilinde hükümetin sayın yetkilileri Anadolu’ya gitmişler ve bu arada Anadolu kadını, sayın hükümet yetkililerine en mühim meselesini aktarmış; “zina suç sayılsın!” Benim önsezim; varsa böyle bir aktarım bunun Anadolu kadınından ziyade Anadolu erkekleri tarafından olduğu

Zina tartışması, TCK’nin üstünü örtmemeli! Read More »

Diyarbakır’da fuhuş hangi boyutta?

Geçtiğimiz günlerde kadınlara dair bazı araştırma sonuçları açıklandı. Bunlardan en dikkat çekici olanı “Hayatsız Kadınlar Dosyası” adı altında yapılan araştırma idi. Araştırmayı ATO (Ankara Ticaret Odası) yapmış. Odanın başkanı Sinan Aygün hepinizin tanıdığı bir kişilik. Üstüne vazife olmayan her şeyle ilgileniyor. Bu yetkiyi nereden aldığı da henüz gün yüzüne çıkmış değil doğrusu. Bir bakıyorsunuz Kıbrıs’a

Diyarbakır’da fuhuş hangi boyutta? Read More »

TCK’nin yeni haline de erkek egemen bakış hâkim!

Uzunca bir süredir kadınların gündeminde önemli bir yer tutan Türk Ceza Kanunu (TCK) tasarısı, 13 Temmuz salı günü Adalet Komisyonunda son kez görüşüldü. Eylül ayında Genel Kurulda tekrar gündeme gelecek. Tasarı, Medeni Yasada olduğu gibi kadınlar açısından hayal kırıklığı yaratan eksikliklerle dolu. Aslında her şey dönüp dolaşıp şu “bakış açısı” meselesinde düğümlenip kalıyor. Siyasi partilerin

TCK’nin yeni haline de erkek egemen bakış hâkim! Read More »

Eğitim-Sen I. Kadın Kurultayı’nın ardından

2-4 Temmuz tarihleri arasında Ankara’da, Eğitim-Sen 1.Kadın Kurultayı yapıldı. Kurultaya, “Sorgulamak ve değiştirmek için” sloganıyla, 250 delege, yurt içi ve dışından sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Çeşitli kademelerinde görev yaptığım ve kadın bakış açıma önemli katkıları olan eski örgütümdeki kadın gelişimi beni çok duygulandırdı ve sevindirdi. Kurultayda yaşanan tartışmalar, kadının siyasette yaşadığı sorunları anımsatıyordu. Kadın

Eğitim-Sen I. Kadın Kurultayı’nın ardından Read More »

Kadın hakları konusunda kim daha ileride?

NATO zirvesi nedeniyle ABD Başkanı George W. Bush’un geldiği ve Ankara’nın, Ankara’da yaşayanlara zehir edildiği gün, “Amerika’da kadın hareketleri ”ne dair bir konferans izledik. Uçan Süpürge ’nin davetlisi olan Prof. Dr. Zehra Kabasakal Arat, New York Eyalet Üniversitesi Purchase College’ın Kadın Çalışmaları bölümünde öğretim üyesi. Kendini “küresel feminist” olarak tanımlıyor. Anlatımı sırasında Irak müdahalesinin Iraklı

Kadın hakları konusunda kim daha ileride? Read More »

Erkek egemen yapı demokrasiyi engelliyor

DEP’li milletvekillerinin cezaevinden çıkmalarıyla başlayan hareketlilik, farklı bir boyut kazanmaya başlasa da bu hafta da sürdü. Kürt sorunun, medyada bugüne kadar hiç olmayan boyutlarda ve esneklikle tartışılması önemliydi. Malumunuzdur, Türkiye’de önemli meseleler saman alevi gibi bir anda tüm medyayı kaplar ve kamuoyunun gündemine sokulur. Ama daha sonra bir bakarsınız uzun bir süre bahsetmemek üzere başka

Erkek egemen yapı demokrasiyi engelliyor Read More »

Kürt sorunu çözülüyor mu?

Geçtiğimiz hafta Kürt sorununa dair o kadar çok ve önemli şeyler yaşadık ki, özgün kadın meselesinin yerine yaşananlara dair birkaç şey söyleme gereği hissettim. Hafta başında TRT anadilde yayın başlattı. Sabahın altısında radyoyu dinlemek için kalkanlar oldu mu bilmem ama televizyondaki yayınlar büyük bir merak ve ilgiyle izlendi. Boşnakların, Arapların “biz böyle bir talepte bulunmamıştık

Kürt sorunu çözülüyor mu? Read More »

Eksiklikler ve yanılgılarımız!

Sevgili okurların sabrına sığınarak “kadın hareketlerine göz atma” meselesinin sonuna geldik. Bu anlamdaki son yazımda Demokratik Özgür Kadın Hareketine biraz eleştirel bakmak istiyorum. İçinde bulunduğumuz süreç, genel olarak Kürt hareketinin her zamankinden daha çok kendine dönük samimi özeleştiri yapma süreci. Kadınların öncü rolü dikkate alındığında daha derinlikli bir özeleştiriyi kendimizden başlatmamız gerektiğini düşünmekteyim. Kadın ideolojimiz,

Eksiklikler ve yanılgılarımız! Read More »

Demokratik Özgür Kadın Hareketi” bir hareket midir?

Bu soruyu içimizdeki insanlar da dışardan izleyenler de soruyor. Kürt kadınlarının yıllardır sürdürdükleri mücadele artık bir hareket olarak adlandırılabilir mi? Ben bu soruya tereddütsüz “evet” diyorum. Dünya ve Türkiye’deki kadın hareketleri ile karşılaştırıldığında daha kısa bir zaman süresini kapsamakla birlikte kitleselleşme ve ideolojik açıdan “hareket” ismini almayı hak ediyor. Kürtlerin tarihsel kökleri epeyce gerilere gidiyor.

Demokratik Özgür Kadın Hareketi” bir hareket midir? Read More »

Sosyalizm kadın özgürlüğünü sağladı mı?

Engels 1884 yılında “Erkek burjuvazidir ve karısı proletaryayı temsil eder” demiş. Üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen bu sözün hala geçerliliğini koruduğuna inanmaktayım. Ayrıca derin düşünüldüğünde kadın sorunun sınıflar üstü, evrensel bir sorun olduğu da bu sözle ortaya çıkıyor. Türkiye kadın hareketi içinde dağınık bir şekilde yer alan sosyalist kadınların günümüzde de sürmekte olan

Sosyalizm kadın özgürlüğünü sağladı mı? Read More »

Ne yapmalı?

Yerel Seçimler sonuçlandı. Seçimlerle ilgili yorumlar sürüyor. Güçbirliği açısından sonuçların başarılı olmadığı bir gerçek. Bu başarısızlığı yaratan pek çok olgudan söz edilebilir. Güçbirliğinin geç oluşması, propaganda sürecinin yeterli verimlilikte olmaması, aday belirleme sürecinde yaşanan olumsuzluklar, gerek SHP, gerekse DEHAP açısından hala içe sinmeyen durumlar ve de SHP’nin tabanı veya tabanı olması beklenen kesimlerin oy vermekte

Ne yapmalı? Read More »

Şimdi görev alma zamanı!

Zorlu, sıkıntılı ve yoğun bir süreci geride bıraktık. Seçim sonuçları Türkiye siyasi yaşamında önemli gelişimlere yol açabilir. Sonuçlardan sonra bunu tartışmak daha sağlıklı olacak, ama kadına yönelik olanları şimdiden tartışmaya başlamakta fayda var diye düşünüyorum. Seçim çalışmaları, adaylaşma süreçlerinden başlayarak propaganda süreçlerinde, doruğa varan bir kadın hareketliliği yaratıyor. Geçmişte bu kadar çarpıcı değildi. Kendi cephemizden

Şimdi görev alma zamanı! Read More »

Bu Newroz ’da barış dilemek istiyorum.

Halepçe’nin yıldönümü derken Hewler, Qamışlo, İspanya ve Bağdat’tan peş peşe katliam haberleri doldurdu TV ekranlarını. İstanbul’da, İspanya’da patlayan bombalar ve dünyanın diğer yerlerinde beklenen şiddet, hep Ortadoğu’daki çözümsüzlükten kaynağını alıyor. Böylesine zengin bir kültürün, insanlığın ilk uygarlık yaratıcısı, halklar mozaiği olan bu topraklar neden hep acı içinde? Kan durmuyor. Acı ve gözyaşı dinmiyor. Hele Ortadoğu’da

Bu Newroz ’da barış dilemek istiyorum. Read More »

8 Mart’ı Kutlarken…

Kadının direniş ve mücadele günü olan 8 Mart, yarın dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de büyük coşku ve heyecanla kutlanacak. Yaşamın yaratıcısı kadınlar alanlarda ezilmişliklerine tepkilerini ve çözüm önerilerini dillendirecekler. Bu coşkulu hazırlık içinde hepimizi derinden üzen ve düşündüren bir haber, birkaç gün önce İstanbul’dan geldi. Güldünya, Bitlis’te çıkan ölüm emrinden korunmak için İstanbul’a

8 Mart’ı Kutlarken… Read More »

Scroll to Top